Gün: 25 Ocak 2024

ilkler hep güzeldir

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilkler hep güzeldir

Vücudumu yeni yeni tanımaya başladığım zamanlardı. Evde kimsenin olmadığı anları dört gözle bekler, yalnız kaldığım zamanlarda ise çırılçıplak soyunup, ayna karşısında kendimi izlerdim. Kendi vücuduma bakarak tahrik olur, kendimi okşamaya başlardım. Kısa bir süre sonra işin dozunu arttırıp ablamın iç çamaşırlarını giymeye, kendimi o halde gördükçe bir kadını okşuyormuşçasına kendimi okşamaya başladım. Artık erkeklik organımı, “keşke olmasaydı” dediğim bir şey olarak görmeye başladım. Göğüslerim ise bir erkeğe göre büyük sayılırdı. Onlar neden bu kadar küçük diye hayıflanıyordum. Tabi o zamanlar bu yaptıklarımı herkesten gizliyor, biri anlıcak diye ödüm kopuyordu. Yine de yapmaktan vazgeçemiyordum. Zamanla duşa girdiğimde kendimi parmaklamaya, deliğimle oynamaya başladım. Bu da bana büyük bir zevk veriyordu. Aldığım zevki arttırmak için deliğime salatalık filan sokmaya çalışıyordum ama büyük geliyordu. Başını bile alamıyordum. Yaşım 16’ya geldiğinde bir erkekle beraber olmanın nasıl bişey olacağını merak etmeye başlamıştım. Geceleri arkadaşlık sitelerinden veya mirc’ den tanıştığım kişilerle konuşuyor, onların fantezilerine malzeme oluyordum. İçlerinden biriyle epey samimi olmuştuk. İsmi Samet olan bu kişi 37 yaşında kendi işinin sahibi biriydi. Normal konularda konuşurken son derece ilgili, cinsellikten bahsederken ise tam bir azmandı. Beni ne şekilde becermek istediğinden söz ederken kameradan gösterdiği erkeklik organı dev gibi oluyordu. Böyle bir iki ay görüştük. Aylardan temmuz’du. Artık benimle yüz yüze görüşmek istediğini söyleyip duruyordu. Onu daha fazla reddedemezdim. En sonunda kabul ettim. Aklımda onunla en fazla oral seks yapmak vardı. Ama yinede tüm vücudumu güzelce kremledim ve güzel kokular sürdüm. Verdiği adrese gittim. Kalbim heyecandan küt küt atıyordu. Kapı açıldığında boyunun uzunluğu karşısında şaşırıp kaldım. Kameradan o kadar da uzun görünmüyordu oysa ki. İçeri buyur etti beni. Eğilip kulağımın altından öptü hafifçe. Beni kanepeye oturtup o da yanıma oturdu. Halden hatırdan, havadan sudan konuşurken aniden uzanıp dudaklarımı öpmeye başladı. Önce kendimi biraz geri çektim tedirginlikten ama hoşuma gidince bende karşılık vermeye başladım. Çok güzel öpüşüyordu. Arada bir diliyle dilimi buluştuyor sonra dudaklarıma dil atıyordu. Yaklaşık 5 dakika bu şekilde öpüştükten sonra mutfağa gitmek için ayağa kalktı. Gelirken elinde iki şişe bira getirmişti. Yazın en sıcak günleriydi. Pek alışık olmasam da içtiğim bira beni hem serinletmiş hem de rahatlatmıştı. Arada bir uzanıp dudaklarımı öpüyor bu sırada kısa kollu gömleğimin düğmelerini çözüyordu tek tek. Biranın kalan son yudumunu içtiğimde artık iyice rahatlamıştım. İstersen soyunalım diyiverdim bir anda. Elimde ki şişeyi aldı önce. Sonra beni tuttuğu gibi kucağına oturttu. Gömleğimin kalan düğmelerini çözerken açıkta kalan tenimi öpmeye başladı. Gömleği üzerimden çıkarırken o da göğüslerimi ağzına almış, kah emiyor kah uçlarını hafifçe ısırıyordu. Daha önce hiç tatmadığım bu zevk karşısında sadece ince ince inleyebiliyordum. Göğüslerimi dudaklarından kurtardığım bir anda tişörtünü sıyırıp aldım üzerinden. Hafif tüylü göğsünde ellerimi gezdirdim. Eğilip boynunu ardından dudaklarını öpmeye başladım. Altımda gittikçe kabaran sertliği hissettikçe içim gıcıklanıyordu. Kucağında olduğum halde bir anda ayağa kalkıp yatak odasına götürdü beni. Bu kadar iri ve güçlü olmasından çok etkilenmiştim. Beni yatağa yatırıp pantolonumu çekip çıkardı altımdan. İç çamaşırı giymediğimi görünce gülümsedi. Kendisi pantolonunu çıkarınca onunda giymediğini görüp gülmeye başladım. Üzerime uzanıp tüm gövdesi ile kapladığı vücudumu öpmeye başladı. Aldığım zevkle titriyordum. Onu itip üzerine çıktım bir anda. Boynundan başlayıp öperek aşağılara indim. Ellerim yeni traşlanmış aletini buldu sonunda. Gözlerimi hiç açmadan ellerimde irileşmeye başlayan dolgun penisi dibinden tutarak yalamaya başladım. Ucuna gelince ağzıma aldım. Ancak başını ve biraz daha fazlasını alabiliyordum ağzıma. Bu şekilde dudaklarımla vantuz gibi çekerek emmeye başladım. O ise başımdan tutmuş saçlarımı okşuyor, hafifçe bastırarak daha fazlasını almamı istiyordu. Ağzımdan çıkarıp iri toplarını yalamaya başladım bu sefer. Bir yandan da iyice şahlanmış penisini sımsıkı tutarak yukarı aşağı hareketlerle git gel yapıyordum. Tüm vücudu kasılmış siki nabız gibi atıyordu elimde. İnlemeleri sıklaşınca tekrar ağzıma aldım aletini. Bir anda ılık ılık boşalmaya başladı. Emmeyi bırakmadım ve tüm spermlerini bir anda yuttum. Hafif acı ve ağzımda kekremsi bir tat bırakan bu sıvının tadı ilk başta kötü gelse de, kalan damlaları dilimle tattıkça o kadar da fena olmadığına karar verdim. Son damlasına kadar emmiştim. Yanına uzanıp “hoşuna gitti mi?” diye sordum. Kıpkırmızı olmuş yüzünde rahatlamış bir ifadeyle yine dudaklarıma yumuldu. Üzerine uzanıp bir süre beraber uyuduk. Ne kadar geçti bilmiyorum, Samet’in sırtımda ve kalçalarımda gezinen parmaklarının dokunuşuyla uyandım. İçim gıdıklanıyor, karnıma doğru geldikçe huylanıp gülmeye başlıyordum. Bu şekilde şakalaşırken parmakları kalçalarımın arasında ki deliğimi buldu. Çevresinde hafif daireler çizip üzerine biraz bastırmaya başladı. Kafamı kaldırım usulca baktım yüzüne. Gözlerini kapatmış tebessüm ediyordu. Popoma değen elini elime alıp orta parmağını ağzıma aldım ve hafifçe emmeye başladım. Yeterince ıslattığımdan emin olunca yine popoma götürdüm elini. Orta parmağını deliğime daha bir sert bastırınca içime girdi. İçim çekiliyordu. O parmağını daha derine sokmaya çalıştıkça ben meme uçlarını ısırıyordum. Parmağının tamamen girdiğini görünce yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Diğer eliyle de popomun diğer tarafını okşuyor, arada hoyratça tokatlar şaklatıyordu. Bir süre git gel yaptıktan sonra parmağını deliğimden çıkartıp bana yalatıyor, ıslanmış parmağını tekrar deliğime sokuyordu. Bir süre sonra elinin hareketleri o kadar hızlandı ki, zevkten haykırmaya başladım. İkimiz de iyice kendimizden geçmişken boşalacağımı anladım. Bunu ona söylediğimde kalçalarımı daha sert sıkmaya, parmağını daha derine sokmaya başladı. Kendimi tutamadım ve inleyerek boşalmaya başladım. Ben boşalınca parmağını içimden çıkarıp bana sarıldı tekrar. Dudaklarımı öperek sırt üstü çevirdi. Bacaklarımdan tutup kalçalarımı kasıklarına kadar çekti. Bacaklarımı omzuna dayayıp göbeğime bulaşan zevk sıvılarını parmaklarıyla sıyırıp deliğime sürmeye başladı. Artık film kopmuş, yalnızca oral yapar geçerim diye geldiğim bu evde bekaretimi de kaybedecektim. İçimde fırtınalar kopuyor, az da olsa korkmama rağmen erkeğimin bana sahip olmasını istiyordum. Kendini sıkma ve rahat bırak diye seslendi erkeğim. Aletinin başını çoktan dayamıştı deliğime. Kalçalarıyla hafifçe ileri geri yapıyor, içime girmeye çalışıyordu. Deliğim hafif sızlamaya başlayınca başını soktuğunu anladım. Gözlerimin içine bakıyordu. Hiç geri çıkmadan var gücüyle yüklendi üzerime. O koca alet yara yara giriyordu içime. Tam okkalı bir çığlık atacaktım ki dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüyor, dili ağzımın içinde dilimle dans ediyordu. Sıkıca sarıldım ona. Öpüşmeye devam ediyorduk ama halen muazzam bir acı hissediyordum. O ise hiç aldırış etmeden hareketlenmeye başladı içimde. Dudaklarından kendimi kurtardığım an derin bi nefes aldım. İyice köklemişti içime. Daracıksın, için sıcacık diye inliyor, göğüslerimin ucunu sımsıkı mıncıklıyordu. Deliğim iyice gevşeyince daha hızlı hareket etmeye başladı. Boynumu öperken soluk alışverişleri hayli hızlandı. Bacaklarımı tutup göğsüme kadar bastırdı ve birkaç yüklenişten sonra köküne kadar sokup içime boşalmaya başladı. Nabız gibi atan sert erkekliğinden içime akan sıcacık sıvılarını hissedebiliyordum. Birkaç git gel daha yaptıktan sonra üzerime yığıldı. Bir erkeği tatmin etmenin zevkiyle terini silip saçlarını okşamaya başladım. Artık tam bir kadın gibi hissediyordum kendimi.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Tecavüz Kaçınılmazsa

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tecavüz Kaçınılmazsa
Tecavüz kaçınılmazsa

Eda ve ben yedinci sınıftan beri çıkıyoruz. Şimdi yirmili yaşlarımızın ortasında dört çocuğumuz var.Eda her zaman dört çocuğu olacağını söylerdi – iki erkek, iki kız.Her zaman memleketimize yerleşeceğimizi, kasabada bir ev alacağımızı, hukuk fakültesine gideceğimi ve tam zamanlı anne olarak ev hanımı olmak istediğini söylerdi.

Aslında, Eda düğünü lise ikinci sınıftaki planladı.Tanıştığımız andan beri, ikimiz de birbirimiz için mükemmel olduğumuzu biliyorduk.İnsanlar bize “sevimli” bir çift diyorlar.İkimiz de kısayız.Ben 163 cm boyundayım;Pam ise 155 cm. Ben oldukça sıradanım ama Pam öyle değil. Uzun, ipeksi sarı saçları ve derin mavi gözleri, sert çay bardağı göğüsleri ve bir modelin bacakları ve poposuna sahip sevimli bir kadındır.

İkimiz de akıllı – iftiharlık öğrencileriydik. Ayrıca biz yarı münzeviydik, birlikte takılmayı arkadaşlarımızla olmaya tercih ettik. İkimizin de arkadaşı vardı, ama bu dostlukları geliştirmedik, sosyal faaliyetlerle çok fazla zaman geçirmedik. Biz sadece birbirimizle olmayı sevdik.

Evliliğimizle ilgili yaşadığım tek korku cinsel uyumluluktu. Eda, sıfır seks dürtüsüne sahipti. Öpmeyi ve tutmayı severdi, ama mahrem yerlerine dokunmak ya da bana dokunması kesinlikle imkansızdı. Seks hakkında konuşmaz, daha az seks yapar. Bir defasında kendimi ifşa ettiğim ve onu ağrıyan penisime dokunmaya ikna ettiğimde, elini beş inçlik erkekliğime sardıktan hemen sonra boşaldım. Elini sıktı ve “Ah, iğrenç!” Diye bağırdı. sonra elimi gömleğimin üzerinde sildi.

Bu kadar kötü olmazdı ama Eda çok seksiydi. Vücudunu göstermek, cazibesini sergilemek için giyiniyor ve beni azdırıyor taşaklarımın sızlamasına neden oluyordu. Sevişirken genellikle kucağımda kendini bana sürtüyordu. Göğüslerine ya da amına dokunmama izin vermezdi, ama bana göstermeyi çok seviyordu.

Pantolonuma boşalmamın eğlenceli olduğunu düşünüyordu. Yoğun bir sevişmeden sonra sık sık beni evden arardı ve sorunumla ilgilenip ilgilenmediğimi sorardı. Eğer ilgilendiysem, detaylar için bastırıdı. İlgilenmediysem, ona ne kadar acı verdiğini söylememi isterdi. Bunu bir tuhaflık olarak yazdım ve bu tuhaflık hiç de komik değildi.

Nişanlandıktan hemen sonra işler radikal bir değişti. Eda son sınıfımızın başlarında tecavüze uğradı. Tecavüz travmatik bir deneyimdi. Okuldaki beş sert çocuk onu ormanlık bir alanda kestirmede yakalamışlar. Onu striptiz yaptırıp dans ettirmişler.

Onlar için mastürbasyon yapmaya zorlamışlar, amına cisimler sokturmuşlar ve kendi göt deliğini parmaklatmışlar. Çetenin lideri ve kampüsteki süper damızlık Mert, arkadaşları Eda’nın bacaklarını ayırmışken bekaretini almış. Eda bekarete büyük değer veriyordu ve balayımızı bakirelerin buluşması olarak planlamıştı. Sadece Mert amını sikmişti ama diğerleri onu birkaç kez oral ve anal olarak becermişti.

Her zamanki buluşma yerimize gelmediğinde, yolunu geri izledim ve onu kir, pas ve meni kaplı cenin pozisyonunda yatıyor buldum. Birbirimize sarıldık ve ağladık. İkimiz de olaya dahil olan her erkeği tanıdığımız halde, Eda polise gitmeyi reddetti. Onu suçlamadım. Küçük bir kasabada yaşıyoruz. Tecavüz olmasa bile aşağılama bizi biribirimizden ayırırdı.

Eda’yı temizleyip giydirdiğimde sakinleşti. Çok canı yanıyordu ama ruhu kırılmamıştı. Saçlarını fırçalarken gülümsedi ve “Sanırım düğünümde beyaz giydiğimi unutabilirsin.”

Ona kar beyazı da dahil olmak üzere istediği her rengi giyebileceğini söyledim. Asla ikiyüzlü davranıp ve beyaz giyemeyeceğini söyleyerek beni şaşırttı. Sonunda herkesin Mert’e verdiğini duyacağını söyledi.

Onu düzelttim. “Mert tarafından tecavüz” dedim. Beni düzeltti. Bu şekilde duyulursa çocuğun çok kızacağını söyledi. Bunun onu kızdırması umrumda değildi, ama asla tecavüz dememeye yemin ettirdi. Çok kararlıydı ve bana tekrarlattı, “Eda Mert’e verdi.” Sözlerini tekrarladım ama gönülsüzce. Benim birkaç kez söylediğimi duyduktan sonra rahatladı, geçen bulutlara baktı ve yüksek sesle düşündü.

Onun yüksek sesle düşüncesi oldukça sarsıcıydı. Mert’e vermelerinin – vermesinin değil vermelerinin- kondomsuz vermelerinin ve amına boşalttırdığının etrafta duyulmasını arzuluyordu. Hamile bile olabileceğini söyledi. 14 Haziran’dan ayları geri saydı ve “Ah hayır! Hamileysem, Haziran ortasına doğurmak üzere olacağım” diye bağırdı.

“Bundan çok önce kürtaj yapabiliriz” dedim. Omuzlarımı kavradı ve çarpıcı bir şekilde, “Hayır! Kürtaj olmayacak. Hamile kalırsam çocuğunu doğuracağım. Çocuk masum ve cinayete taraf olamayacağım.” Onun bebeğini kendi bebeğin gibi kabullenmezsen Kemal, o zaman sandığın gibi biri değilsin. ”

Bu tutum benim için yeniydi. Kürtaj olduğuna ve ebeveynliğini planladığına yemin edebilirdim. Ona, çocuğuna bakmak istiyorsa, bizim sayacağımıza dair teminat verdim. Babası siyah ya da Çinli olsaydı da, aynı şeyi yapacağıma ona temin ettim. Bu yüzüne kocaman bir gülümseme getirdi.

Bana şiddetle sarıldı ve beni sevdiğini söyledi. Sonra oldukça garip bir şey söyledi. Afacan surat asıcı bir bakışla arkasına oturdu ve “Bilirsin, başka bir erkeğin çocuğuna düğün günümde dokuz ay hamile olmayı ve gerçek babanın kim olduğunu herkesin bilmesinin seksi olduğunu düşünüyorum. Bu da beni heyecanlandırıyor”

“Eda, bu fena bir düşünce. Beni şaşırttın.”

“Biliyorum ama dürüst oluyorum. Bir başkasının bebeğini taşırken bile beni ne çok sevdiğini bilmeleri o kadar hoş olurdu. Korkunç olduğumu düşünmelisin.

“Hayır, açık ve dürüst olmana sevindim. Çok heyecan verici, ama başkasının başına gelmesini tercih ederim.”

Birdenbire kalktı ve bana döndü. “Kemal, senden şimdiye kadarki en büyük iyiliği yapmanı istiyorum.” Başımı salladım. “Hamile olduğumu öğrenirsek, Mert’ten düğününüzde sağdıcın olmasını istemeni istiyorum.”

Ona incinmiş ve sersemlemiş bir bakış attım. Çok ciddiydi. Bana söz verdirdi. Sonunda verdim. Eda, ertesi hafta ve ondan sonra haftada iki kez tekrar tecavüz edildi. Polise gitmek için ısrar ettim; şiddetle reddetti. En azından annesine- ona doğum kontrol hapı alabilmesi için – söylemesi için yalvardım. Bu tavsiyeyi reddettiğinde, en kötüsünden şüphelenmeye başladım.

Eda’nın Mert’in bebeğini taşıma ve ondan sağdıcım olmasını istemek düşüncesi beni deli etti . Dördüncü tecavüzden sonra Mert’i ilk gördüğümde, içimde bir şey kabardı. Kızgın bir boğa gibi ona koştum. Yetenekli bir matador gibi beni altetti. Çöp tenekesinin üzerine düştüm. Daha sonra çılgınca sallayıp tutturamadığımda beni deli gibi tokatlamaya başladı.

Gerçekte sert vurmadı; tokatları küçük düşürmek içindi. Sonunda akıllandım ve sallanmayı kestim. Başıma aldığım birkaç tokat boyun eğmemi sağlamıştı. Mert beni ensemden tuttu, beni bir erkekler tuvaletine itti, kafamı bir tuvalete soktu ve birkaç kez sifonu çekti. Biri pantolonumu aşağı çekti ve Mert beni bıraktıktan sonra arkamdan taşaklarımı tekmeledi. Kasıklarımı tutarak cenin pozisyonu aldım. Uzun boylu sarı saçlı, mavi gözlü sporcuya baktım ve “Eda gibi bir afet için yeterince erkek değilsin. Senin için hizmet verdiğim için teşekkür etmelisin” dediğini duydum. Sağdıcım olacak en iyi adamdı.

Beni bıraktıktan sonra yine Eda’ya tecavüz ettiler. Öğleden sonra birbirimizi temizledik ve rahatlattık. Onun korumaya çalıştığım için beni övdü, ama aynı nefeste bir daha asla böyle bir şey yapmamam konusunda beni uyardı. Yapmayacağımı temin ettim. Bu zamana kadar, Eda’nın çoklu “verme” haberi tüm okula yayılmıştı. Benim için aşağılanma dayanılmazdı, ancak Eda oldukça iyi karşıladı. Çocuklar onu işaret ettiğinde ve arkasından kıkırdadığında onun uyarıldığını fark ettim. Hapı tekrar gözden geçirmesi için ricada bulundum, ama boşuna. Ben de o ormanlık araziden geçmemesi için ona yalvardım.

Bana o zaman son birkaç kez orada olmasının emredildiğini bildirmişti. Üstelik, daha çok çocuk onun performansını izlemeye gelmişti. Olanları dakika dakika anlattı, anlatmaktan zevk alıyor gibiydi. Otuzdan fazla çocuk, çoğu erkek ama bir kısmı kadın, Eda’nın çıplak bir şekilde dans ettiğini ve saç fırçası sapı veya vibratör ile kendini becerdiğini görmüştü. Oradaki her erkeği götünden ya da ağzından almıştı. Mert her zaman gösterinin patronuydu ve onu vajinal olarak beceren tek kişiydi. Bana söylediği her şeyden ve davranışlarından şaşırmıştım. Başbaşayken, olanlara tecavüz diyordu ama bence bu tecavüz değildi. Ona, Mert’le nasıl sınırsız davranabildiğini sorduğumda, “Babam her zaman,” Tecavüz kaçınılmaz olduğunda, arkana yaslan ve keyfini çıkar “dedi.

Belli ki bu tavsiyeye kalben benimsemişti. O akşam en sevdiğimiz park yerindeydik. Pam külotunu çıkardı ve bacaklarının arasından kendisini inceliyordu, hassas amına dokunuyordu ve yanan götünden şikayet ediyordu. Mert’in devasa organı hakkında anlatmaya devam etti ve göbeğinin tam ortasına kadar bir çizgi çizerek ne kadar içeri girdiğini gösterdi. Hatta organın amına girdiğinde aldığı hali göstermek için amına dört parmağını birden sokmuştu.

Bu utanmaz gösteriyi izlemek bir işkenceydi. Onun huyuna gittim çünkü bana bu şekilde işkence yaptığını görebiliyordum. Talihsizliğimizi cinsel deneyimlerimizi genişletmek için bir fırsata çevirme fırsatı gördüm. Neşeyle elimi onun baldırına götürdüm. Amına birkaç santim kalmışken, “Kemal, ne yaptığını sanıyorsun?” Dedi.

Kızardım ve kekeledim. Ona bir fahişe gibi davranmaya başladığım için çok üzgündü. Beni küçülmüş hissettirdi ve affedilmek için yalvardım. Kapıya yaslandı ve bacaklarını genişçe açtı. Gelişigüzel amını parmakladı ve dedi ki, “Aramızda hiçbir şey değişmedi, Kemal. Bana başkalarının yaptığı gibi bir fahişe gibi davranabileceğini sanma.”

Üstünü çıkarıp göğüslerini diğer eliyle okşarken, “Mert’in fahişesi olabilirim, ama senin nişanlınım” derken ağzım bir karış açık seyrediyordum. Başımı salladım ve tekrar özür diledim. İtaaatkar kabullenişim onu memnun etti. Gülümsedi ve “Bu sizi heyecanlandırabilir biliyorum, ama bu benim sorunum değil. Ben artık bakire bir kız değilim, şimdi bir kadınım ve kadınların karşılanması gereken ihtiyaçları var. Hemen şimdi boşalmam gerekiyor. İstersen izleyebilirsin veya başka tarafa bakarsın, ama penisini sergileme ve evde yaptığın iğrenç şeyleri yapmaya cesaret etme. Senden gelecek bu tür davranışlara tahammül edemem. ”

Ezik bir şekilde başımı salladım. Nişanlımın bir pisliğin adını anarak kendini becerdiğini izlerken taşaklarım sızlıyordu: “Sik beni, Derrick! Fahişeni becer! Sert sik onu, daha hızlı, daha derin … Evet! Evet! Dölle amımı!”

Eda’nın “verme” haberi sonunda ailesine ulaştı. Duyduklarıyla karşı karşıya geldiklerinde onunla birlikteydim. Eda onlara duyduklarının doğru olduğunu, tecavüzleri durduramayacağını ve muhtemelen devam edeceğini söyledi. Mert’i baş saldırgan olarak tanımladı ve babasına tavsiyesini hatırlattı.

Başını salladı, ama “Hala iyi bir tavsiye olduğunu düşünüyorum ama polise gitmelisin. Ne istersen onu yap. Yine de. Bu senin hayatın ve vücudun.” Dedi. Eda’nın annesi, “Sanırım seni hapa başlatmalıyız” dedi.

Eda hapı istemediğini söyleyerek onları şaşırttı. Eda sağlıksız olduklarını söyleyen bir şeyler okuduğu konusunda bir şeyler söyledi. Eda’nın annesi diğer doğum kontrol cihazlarını önerdikten sonra, “Anne, benimle vajinal ilişk**e olan sadece Mert” dedi.

Bu bana tuhaf bir cevap gibi geldi, ama annesini durdurdu. Beynindeki çarklar dönmeye başlamıştı. Mert’in kim olduğunu biliyordu. Annesinin evlenmemizle ilgili yanlış algılarının temeli kötü genetik bir eşleşmemizdi. Bokla dondurmanın karışımı gibi bir şey olduğumuzu biliyordum. Eda’ya çocuklarının kısa, esmer, eciş büçüş olacağını söylemiş. Bunu bana Eda söylemişti ve bu bana acı verdi. Annesi, “Güzel, ama hamile kaldığında, ki kalacaksın, kürtajdan söz edilmeyecek” demesi sürpriz olmadı.

Eda, çocuğu kendi çocuğum olarak kabul etmeyi kabul ettiğimi söyledi. Annesi benim iyi hislerime ve asil jestime övgüde bulundu. Küçük kız kardeşi geldi ve Eda’nın karnını okşadı, “Vay, Eda, belki şu an Mert’in bebeğini taşıyorsun.” Eda gülümsedi ve karnını vurarak şöyle dedi: “Bende öyle düşünüyorum. Döngümü kontrol ettim ve yumurtluyorum. Mert’e söyledim, ama yine de yaptı. Hatta günde iki ya da üç kez yapacağını söyledi. Bütün bu hafta. Bu işi görür. ”

Annesi geldi ve “Kesinlikle görür” dedi. Sonra gözlerini üzerime çevirdi ve Eda’ya “Sanırım ikiniz …” dedi.

“Hayır anne, değiliz. Kemal evlilik yatağımıza bakire gelme sözü verdi.”

Bu haber annesinin yüzüne bir gülümseme ve benimkine bir kızarma getirdi. Bu haberi kabullenmeleri konusunda şaşırmıştım, tıpkı Eda’nın Mert tarafından hamile kalmasından yana olduğu gibi – özellikle annesi. “Babanızın dediği gibi, bu konudaki kararınızı onurlandıracağız, ancak bunu ormanda yapma fikrinden hoşlanmıyorum. Bu karşılaşmalar kaçınılmazsa, dediğiniz gibi, o zaman sanırım. Mert’i buraya getirmelisin. Katılmıyor musun, canım? ”

O da kabul etti. Kulaklarıma inanamadım. Eda mutlu bir şekilde annesinin boynuna sarıldı ve sonra babasını öptü. Eda’yla arabada yalnızken, gördüğüm ve duyduğum şeyle yüzleştim. “O kadar şaşırmış gibi davranma Kemal. Annenin nasıl hissettiğini biliyordun ve sana düğün günümde Mert’in bebeğine hamile kalmamı heyecanlandırdığımı söylemiştim. Beni o ormandan çıkarmak isteyeceğini düşünmeliyim. Bu seni azdırıyor mu? Yoksa ucuz bir orospu gibi pislik içinde çırılçıplak debelenmemi mi istiyorsun?

Dedim ki, “Tabii ki değil. Mert’in çocuğuna hamile kalma haberinin üzerine atlayıp bir aile projesine dönüştürmelerini beklemezdim”

“Eh, öyleyse alışmaya çalış. Hadi burgerciye dönelim.”

“Burgerciye mi? Mert burada takılıyor. Deli misin? Sorun mu istiyor?”

“Kemal, Mert’le karşılaşmaktan korkmayacağım. O oradaysa, orada. Ayrıca, yarın o ormana gitmemi istemiyorsan, annemin söylediğini ona söylemeliyim.”

Dişlerimi sıkarak Burgerciye gittik. O orada değildi. Fikrini değiştirdi ve pizza istedi. O da orada değildi. Mert’in takıldığı bilinen her yere gittik, her seferinde başka bir şeye özlem duyuyordu. Vazgeçmek üzereydik, ama burgerciye bir kez daha gitmemiz konusunda ısrar etti. Eski Şahin’i görünce kalbim sızladı.

Yanına park etmemi istedi. Mert gülümsedi, dışarı çıktı ve kasıla kasıla yürüdü. Eda pencereyi aşağı indirdi ve ona sıcak bir merhaba dedi, “Sürpriz, burada seninle karşılaşmak.” Mert pencereye doğru eğildi ve tutkulu bir şekilde öpüştüler. Neredeyse çocuğu pencereden içeri çekti,dilini özgürce kullanarak yüzünün her tarafına salyaladı.

Mert bacaklarının arasına uzandı ve külotunu çekti. Eda çabalarını kolaylaştırmak için ayağa kalktı ve pembe külotlarının bacaklarından aşağı kaydığını ve çılgınca onları iteklediğini gördüm. Sonra çocuk amını parmaklarken bacaklarını açarak oturdu. Eda eteğini kaldırdı, böylece hiçbir şeyi kaçırmazdım. Boynuna sıkıca sarılmış yüksek sesle inliyor, amını çocuğun parmaklarına doğru ittiriyordu.

Öpücüğü kesti ve onu uzaklaştırmak zorunda kaldı. Kapıyı açtı ve “Nişanlını ödünç almamın sakıncası var mı? Eda bana uzandı ve kafamın arkasını tutarak, “Verdiğin dersten sonra olmadığından eminim” dedi.

Dışarı çıktı ve onu arka koltuğuna götürmesine izin verdi. Onu park yerinde soydu ve arka koltuğa yatırdı. Pantolonunu açtı ve kapıyı çekerek içeri girdi. Araba sabit bir sallanmaya başladığında Mert’in arkadaşları camlarda toplandı. Ara sıra Eda’nın sağ ayağını sürücü camında görebiliyordum. Diğer insanlar da izleyicilere katıldı. Aletim boşalmak için kuduruyordu ve kasıklarımı ovaladım. İşini bitirdiğinde, onu yüzükoyun ve dört adam sırayla götünü sikti.

Onunla işleri bittiğinde, onu geri çekti, çıplak ve kız içeri girdikten sonra kıyafetlerini arka koltuğa attı. Oradan hızlıca çıktım. Eda kapıya yaslanmıştı. Bir ayağı dikilmiş ve koltuğun başlığına uzanmış,diğeri yere basıyordu Ara sıra ışıkta, amından akan döllerin koltuğumu ıslattığını görebiliyordum

Amını tuttu, çoğu kıçından sızıyor olsa da menileri içeride tutmaya çalışıyordu. Bana şaşkın bir ifadeyle baktı ve “Peki, şimdi bir tecavüze tanık oldun, ne düşünüyorsun?” Dedi.

“Dürüst olmamı ister misin?”

“Evet kesinlikle.”

“Sanırım tecavüze uğramak istedin.”

“Gerçekten sana öyle mi geldi?”

“Herkese öyle geldi, Pam.”

“Kaç kişi izliyordu?”

“On veya on iki.”

“Bana tecavüz edilmesini izlemek hoşlarına gidiyor görünüyorlar mıydı?”

“Evet, öyle diyebilirim.”

“Şey, bilgin olsun, kıçımın dört kişi tarafından sikilmesi piknik yapmak değildi.”

“Ve onu Mert’ten almak, öyle sanırım?”

“Tamam. Doğrusunu mu istiyorsun. Sana söyledim. Şimdi bir kadınım ve ihtiyacım var. Güzelce bir sikilmem lazım. Hala bakirsin. Bunları anlamıyorsun. Ayrıca bildiğin gibi hamile kalmaya çalışıyorum.”

“Evet, bunu acı verici bir şekilde açıkladın.”

“Ah, zavallı bebeğim. Beni tecavüze uğrarken görmek küçük organını kaldırdı mı?. Taşakların sızlıyor mu? Acıyor mu?”

“Evet canım yanıyor. Beni öldürüyorlar.”

“Ah, senin için çok üzülüyorum. Mert ve arkadaşlarının beni böyle kullanmasını izlemek çok korkunç olmalı.”

“Eda, elbiselerini giymeyecek misin?”

“Hayır, böyle hoşuma gidiyor. Çıplak dolaşmak çok garip bir his. Kemal, beni eve götür. Beni bu şekilde eve götürmeni istiyorum.”

“Eda! Ciddi misin?”

“Evet, çok zarif olacak. Babam beni daha önce hiç çıplak görmemişti. Onlara ne olduğunu senin anlatmanı istiyorum.”

“Tamam, Eda. İstediğin gerçekten buysa. Annenin memnun olacağını biliyorum.” Otoparklarına çektim. Trafiğin temizlenmesini bekledik. Eda boynuma sarılırken kollarımda taşıdım. Kapıyı açmayı başardım ve içeri girdim, kapıyı itekleyerek kapattım. Babası, küçük kız kardeşi ile birlikte oturma odasına yayılmış TV izliyordu. Ayağa kalkıp Eda’nın annesini aradılar. Mutfaktan geldi, Eda’ya bir baktı ve “Aman Tanrım! Ne oldu?” Diye bağırdı.

Eda’yı çıplak poposu babasına dönük şekilde tuttum. Manzaradan keyif alıyor gibiydi. Eda, “Ben iyiyim anne” dedi.

“Mert ve arkadaşları burgercide arabasının arka koltuğunda ona tecavüz etti” dedim.

“İşte onu kanepeye koy. Bacaklarını yukarıya kaldır.” Dedi.

Eda’yı poposu kanepeye koydum bacakları kenardan sarkıyordu. Annesi Eda’nın bacaklarının arasına baktı ve “Ah, tecavüz edilmişsin” dedi. Önlüğünü çıkardı ve Eda’nın kıçından sızan spermi çıkardı. Kocasından Eda’nın ayaklarını ayırmasını istedi. Bu rolü hevesle kabul etti ve bacaklarını genişçe yaydı.

Kız kardeşi, başına eğildi ve alnını okşadı ve Eda’nın suistimal edildiği kasıklarına şekilde baktı. Eda’yla göz göze geldik ve “Anlat onlara” demek istediğini anlamıştım. Ben de onlara Mert’i gördüğü andan itibaren tam olarak ne gördüğümü söyledim. Bu tecavüz mitini patlatmayı umuyordum, ama hikayem umutlarım dışında hiçbir şeyi patlatamadı. Mert’ten başka kimsenin vajinasını kirletmediğini öğrenince rahatladılar. Annesi kıçını temizledi ama labia dudaklarındaki sperm tekrar içeri soktu. Annesi, “Mert’e evimizi kullanabileceğini söyledin mi?” Dedi.

“Evet ve çok memnun oldu. Sabah okuldan önce uğrayacak. Hala ormanda buluşmak zorundayım, ama eve gitmeden önce her gece uğrayacak.”

“Bu mükemmel. Bu uygun.” Birdenbire orada olduğumu fark ediyormuş gibi, “Üzgünüm Kemal, ama bu konuda ikiyüzlü olmayacağım. Sanırım sen ve Eda harika bir evlilik yapacaksınız, ama Eda ve Mert birlikte güzel bebekler yapacaklar. Bunun acıttığını biliyorum, ama böyle hissediyorum. Saklamayacağım.

Kız kardeşi, “Kendini kötü hissetme, Kemal. Hepimiz seni seviyoruz; bunu biliyorsun.” Dedi. Başımı salladım ama canım yandı. Babasının söyleyecek hiçbir şeyi yoktu. O amı incelemeye kendini kaptırmıştı. Bütün sahne benim için çok fazlaydı. Sikim olayın her anında sertleşmişti. Ailesini nişanlımın vajinasına incelemesini izlemek çok erotik bir manzaraydı. Onlar da zevkini çıkarıyorlardı.

Temizleyebileceği her şeyi temizledikten sonra annesi ayağa kalktı ve “Bir süre böyle kal Eda. Spermi rahminin yanında tutmalısın.” Dedi.

Otuz dakika sonra ayrıldığımda Eda hala yayılmış yatıyordu ve babası hala onun için bacaklarını tutuyordu. Yumurtlama döngüsü boyunca Pami pek görmedim, ama beni bilgilendirmek için düzenli olarak aradı. Mert’in onu ilk kez yatak odasına götürdüğünü öğrendim, ancak ailenin kabullenişini öğrendikten sonra, etrafına toplandıkları yer olan onu kanepeye götürmüş. Gerçekten yardım etmişler. Babası genellikle bacaklarını tutmuş ve annesi, Mert’in dölünü Eda’nın amına sağarmış.

Eda bu müstehcen detayları paylaşmaktan zevk alıyordu ve Mert onu becerirken birkaç kez beni aradı. O haftadan sonra, daha önce olduğu gibi düzenli buluşmalara devam etmedik. Zamanımızın tamamı Mert’i kovalamakla geçti. Onu bulduğumuzda, arabaya binerdi ve ben de gölün kenarındaki eski buluşma noktamıza giderken sevişmeye başlarlardı. Oraya vardığımızda Pam, genellikle çıplak olur ve yarağına yaltaklanıyor olurdu. Mert genellikle yanımda otururken, Eda ilk iş olarak sikini serbest bırakırdı. Eda yarağı sergilemeyi çok severdi ve yarağı baştan sona emerken görüşümü engellemeye çalışırdı. İtiraf etmeliyim ki, Mert’in muhteşem bir erkeklik organı vardı. Kalın damarlı ve nerdeyse yirmi santim uzunluğundaydı. Mantar başı Eda’mın aç dudakları arasında kayan lezzetli parlak bir kask şeklindeydi.

Eda, sikişmeye başlamadan önce, arabanın iç ışıkların yakar kucağında bana dönük olarak otururdu. Pozisyonunu alıyor ve yarağı benim yerleştirmemden hoşlanıyordu. Yarağını kavrayıp nişanlımın amına nişanlamak garip hissettiriyordu, ama onu amına sokmak daha da kötüydü. Nişanlımın hepsini içine alacak şekilde oturması ve inlemesini izlemek dayanılacak gibi değildi.

Beni sikişmelerinde bir aksesuar gibi kullandılar. Eda beni istediği pozisyonlara soktu. En sevdiği ben sırt üstü yatarken dört ayak üzerinde, başım kasıklarına gelecek şekilde olandı. Bu pozisyonda, ben onun yarağının nişanlımın amına girişini izliyordum. Bu pozisyonda boşalırsa, Eda yarak amından çıktıktan sonra amını yüzüme bastırıyordu. Ayrıca başı kucağımdayken sırtüstü sikilmeyi de seviyordu. Ben onunla hiçbir şey yaşayamazken, başka bir erkeğin ondan zevk almasını izlemek işkenceydi

Eda’nın adeti gecikti ve bunu kutladılar. Bana Mert’i ilk fırsatta sağdıcım olmaya davet ettirdi. Mert bana kıçıyla güldü ve kabul etti. Bu kızı neden hala karım olarak istediğimi merak ediyor olabilirsiniz. Gerçek şu ki, ona her gün daha derinden aşık oldum. Hala her zaman olduğu gibi aynı Eda’ydı, ama ayrıca, onun da bir cinsel dinamo olduğunu keşfettim. Balayımı giderek daha fazla heyecanla bekledim. Eda’nın karnı dördüncü aydan sonra şişmeye başladı. Altıncı ayda, artık hamile olduğu belli oluyordu ve göğüsleri çok güzel kabarmıştı. Şişkin karnını gururla sergiliyordu ve okuldaki çocuklar bebeğin tekmelemesini hissetmek için sıraya girmişti. Herkese Mert’in bebeğin babası olduğunu ve düğün planımızın hala devam ettiğini söylemişti.

Bu beni utandırmaya devam ediyor ve Eda’yı da çok heyecanlandırıyordu. Hamile olduğunu öğrendikten sonra, Eda’nın Mert ve arkadaşlarının, hatta babası nişanlımı amından da sikmeye başlamışlardı. Genellikle bir araba dolusu insanla göle gidiyorduk. Nişanlımı sırayla sikmelerini izlemek benim için çok zordu. Eda genç erkeklerin spermlerini boşaltmak için çok popüler bir yer haline geldi. Bunu yapmak için bahanesi ihtiyacı olmasıydı.

Ailem Eda’nın şöhretinin farkındaydı ve annem beklemedeki evliliğim ve bebek hakkında rahatsızdı. Hiçbiri, onları şok etmek için her yolu denese de, ona saygıyla davrandılar. Ne zaman uğradıysa, herkesin bebeğin tekmesini hissetmesi için ısrar ederdi. Külot giymezdi ve sadece eteğinin altına ellerini soktururdu. Babamın ve iki kardeşimin amcığıyla oynama fırsatını kaçırmadığını söyledi.

Bir keresinde annemin elini tuttuğunu ve bacaklarının arasında sıkıştırdığını ve orada tuttuğunu gördüm. Annem pancar gibi kızardı ama elini de çekmedi. Eda daha sonra annemin parmaklarının ikisini amına soktuğunu söyledi. Annenin elini bileğinden tuttu ve annem birkaç dakika boyunca onu amıyla oynadı.

Bu deneyimden sonra, annem Eda ile aynı odada kalmazdı. Babam ve kardeşlerim için sorun yoktu, çünkü Eda aşağı eğilirdi, bacaklarını açar ve elbisesini karnının üstüne kaldırırdı. Babam ve erkek kardeşlerim bebeğin tekmelemesini hissetmede bir çekinceleri yoktu. Genellikle ben seyrederken Eda’nın amını ellerlerdi. Oyuna davet edilmeyen tek kişi bendim. İnanması güç ama, Eda’nın amına ve memelerine dokunmamıştım.

Düğünden hemen önce, sekiz aylık hamileydi ve bacakları olup yürüyen büyük bir plaj topu gibiydi. Evimizde yürür ve elbisesini başının üstüne çekerdi. Çıplak geçit töreni yaptı, sonra bacaklarını birbirinden ayırıp koltukta uzandı. Genelde, Annemi aramaya giderdi ve bizi izleyen çocuklarla utandırıcı bir manzaraya zorlardı. Memelerinden süt fışkırtırdı ve annem Eda’yı parmaklamak zorunda kalırken genellikle iyi bir iş çıkarırdı. Bütün bunlara rağmen, ailem düğüne katıldı.

Düğün, kasabanın ziyafet salonunda yapılan basit bir törendi. Ailesiyle benim ailem, birkaç arkadaş ve bir düzine veya daha fazla Mert’in arkadaşı. Sonuçta, altmış kişi vardı. Eda için nikah memuru ayarlamıştık. Düğünden bir gün önce ona ödeme yapılmasını izledim.

Mert düğünü küçük düşürdü. Onun arkadaşları dışındaki herkes smokin ve hoş kıyafetler içindeydi. Eda fırfırlı parlak kırmızı hamile elbisesi giymişti, dekolte ve oldukça kısa. Pembe bir duvağı ve kısa bir kuyruğu vardı. Salonun arkasındaki kulisi gelin odası olarak kullandık. Tüm konuklar oturmuş ve organizatör düğün yürüyüşünü yapmıştı. Ben ve Mert, babası ve nikah memuru yan yanaydık.

Mert yanımızdan ayrılıp odaya geri döndüğünde tüm gözler pelerin odasının kapısındaydı. İçeri girdiğini gördük. Eda ile hemen dönmediğinde salon dedikoduya başladı. On dakika sonra hala oradalardı. Orkestra çalmayı bıraktı. Kalabalık kendi aralarında mırıldandı. Babası kibarca kapıyı tıklattı. Yirmi dakika sonra, Mert fermuarını çekerek ortaya çıktı. Eda darmadağınık görünümlü dışarı çıktı. Yürüyüş başladı, sahnede ilerlediler, yeminler edildi, kelimeler söylendi, sağdıcımın sölleri bacaklarından dökülürken karı koca ilan edildik.

Memur “Şimdi gelini öpebilirsin” dedi. Eda’yı öpmek için döndüm, ama ona dönerken o Mert’e döndü. Orada bir salak gibi durdum ve beş dakikalık tutkulu bir dudak dudağa öpüşmelerini izledim. Düğün partisi sessizliğe bürünmüştü. Mert nişanlımın kıçını sıkarken ve avuçlarken, çıplak kıçını ortaya sermiş onu neyin azdırdığını gösteriyordu. Memur nihayet dedi ki, “Damadın geline ilk öpücüğü vermesi gelenektir.”

İsteksizce ayrıldılar ve Pam bana dudaklarından bir buse verdi. Bir sonraki hakaret en büyük hakaretti. Jartiyerini çıkartıp bekarlara atacaktım. Eda ve ben sahnedeydik. Sağına ve önüne bir tabure kondu. Eda eteklerini toplarken diz çöktü. Sağ ayağını tabureye koyarken sağ bacağının çoğu yukarıya toplanmış eteğin altından görünüyordu.

Benim konumumdan, döller kasığından jartiyerine doğru aktığını görüyordum. Ed elbisesini sıyırmayı bırakmadı. Kısa süre sonra kasıkları çıplak kaldı ve herkes döllerin sağ uylukta aktığını gördü. Elbise orada durmadı. Eda onu karnının üstüne kaldırdı ve belden aşağısı çıplaktı. Düğün partisi toplu bir kargaşaya neden oldu ve kahkahalar yükselmeye başladı.

Her şeyi görmezden gelmeye çalıştım ve kıvrakça sütun gibi bacağından jartiyeri aşağıya çektim. Jartiyer sürünen spermini hapsetti, baraj görevi gördü ve Derrick’nin dölleriyle ıslanmaya başladı. Ayağından kopardım, baş parmağımla işaret parmağının arasına sıkışıp sonra bekarlara çevirdim. Akıllıca bir boşluk açmışlar ve jartiyer yere ıslak bir paçavra gibi düştü.

Eda biz ayrılıp ve balayına giderken mutlu oldu. Ona istediği düğünü ve asla unutamayacağı bir hatıra verdim. Benimle isteksizce sevişti, ama yine de harika bir balayı geçirdik. Oldukça normal bir evlilik ilişkimiz vardı. Benimle sevişiyordu ama sevişmede pasif davranıyordu.

Bebek zamanında doğdu – tam olarak babasına benzeyen sağlıklı bir çocuk. Ona Mert adını verdi. Eda’nın Mert’le seks yapmayı özlediğini söyleyebilirim, ama onun bahanelerinin ve oyunlarının biz evlendiğimizde geçerliliği kalmamıştı. Onunla birlikte olursa, sadakatsizlik yapmış olurdu. Bunu yapmazdı.

Bazen, Mert’i tekrar ilişkimize sokmak için bir yolunu düşünmeye çalıştığını görebiliyordum. Bebek doğduktan birkaç hafta sonra bacaklarının arasındaki yerimi aldım. Eda bana prezervatif vermişti. Ona baktım, sonra ona ve “Ne oluyor?” Dedim.

“Başka bir bebek istiyorum. Dört istiyorum, hatırla.”

“Öyleyse neden prezervatif?”

“Kemal, farklı babaları olan dört çocuğum olamaz. Onlar için adil olmaz. Yarım kardeş olurlardı. Bunu istemem. Mert tüm bebeklerimin babası olmalı.” Onunla bunun hakkında konuştu ve kabul etti. Bu konuda onun da söz hakkı var. O Mert’in babası.

Eda’nın yolunu bulduğunu hemen biliyordum. Bir şekilde onun için mutlu oldum. Gözünde o eski parıltı vardı. Pasif reaksiyonumu fark etti ve “Bu aile için damızlık olarak hizmet etmeyi kabul etti, ancak oldukça sert şartlar ortaya koydu” diyerek utandı.

“Onlar neler?”

“Birincisi, yalnızca hamile olmadığım zamanlarda değil, bedenimin sınırsız erişimini talep ediyor. Sonuçta, çocuklarının taşıyıcıyım. İkincisi, bunun için hizmetinin karşılığı olarak beni arkadaşlarıyla paylaşma hakkını talep ediyor. Üçüncüsü, ne zaman hamile olmadığımda prezervatif takmanı istiyor. Ben onun şartlarını çoktan kabul ettim. Üzgünüm ama başka bir yol yok. ”

“Anladım. Başka bir şey var mı?”

“Evet, acele etmeniz gerekecek. Yakında burada olacak. Kemal bir süre bebeğin odasına gideceksin. Mert beni dölleyene kadar burada yaşıyor olacak. Annem de bizimle birlikte hareket ediyor. yardım etmek için misafir odasında kalacak. ”

Eda gülümsedi ve bacaklarını ayırırken prezervatifi yırttım.

Son

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Benim Hikayem 1

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benim Hikayem 1

bu kadar uzun olmasını planlamamıştım ama yazdıkça anılar hayallere karıştı, hayaller gerçeklerle yer değiştirdi… hatırladıklarımın bir kısmı yazdıklarım. hayal mi gerçek mi ben de bilmiyorum.
siz bir hikaye okuyacaksınız okursanız…
hikaye lezzeti alıyorsanız gerisinin ne önemi var ki…

1.
Adım Yusuf. 47 yaşında bir elektrik teknisyeniyim. Evliyim eşim Fatma ve iki çocuğumla mutlu bir evliliğim var.
İkimiz de seksi çok seviyoruz. Özellikle ben eşimin dip diri vücudundan, seksten zevk almasından, meme uçlarından, kısacası her şeyinden çok memnunum. O benim prensesim. Kahramanım. Ben onsuz bir evliliği, hayatı düşünemem bile.
Gençliğim küçük bir kasabada geçtiği için sekse doyamadan büyüdük her Türk genci gibi. Belki de bu yüzden sürekli açım sekse. Her türlüsü çok hoşuma gider. Gençliğimde bu yokluğun verdiği çaresizlikle birlikte porno film seyrettiğimiz kankam, arkadaşım Metin’le bugün herkese anlatamayacağım şeyler de yaşadım. Pişman mıyım. Yoo. Her şeyden çok keyif aldım. Yaşadıklarımızın bir kısmını size de anlatayım siz karar verin.
İlk gençlik yıllarımız porno mareyallerin kıt olduğu yıllar… Porno dergiye ulaşmak çok zor. Açık saçık resim yayınlayan bazı gazetelerin resimlerine bakarak 31 çekiyoruz. Metin benden bir kaç yaş büyük olmasına rağmen bir arada büyümenin verdiği samimiyet vardı aramızda.
Bizim evin arka tarafında sota bi kömürlükte 31 çekerken yakalamıştı beni;
-Ulan ibne niye bana da haber vermiyorsun, bu resimleri ben görmemiştim… deyip enseme bir şaplak attı. Hemen pantolonunu indirip sikini sıvazlamaya başladı benim yanımda. Ben bakakaldım. Siki benimkinden epey büyüktü.
-Ne bakıyon lan ipne. Hiç sik görmedin mi daha önce…
Onun böyle doğal ve normal davranması beni de rahatlatmıştı doğrusu. 31 çekmeye devam ederken göz ucuyla Metin’in sikine bakıyordum. Temiz düzgün pürüzsüz bir siki vardı. Benim sikimde kıllar yeni yeni çıkmaya başlamıştı. Metin’in sikinde hiç kıl yoktu.
-Sende kıl çıkmadı mı daha dedim,
-Ben düzenli olarak kesiyorum dedi.
31 imizi çektik, sanki kim önce boşalacak gibi yarış yaparcasına. Başka biri varken 31 çekmek çok iç gıcıklayıcı olmuştu. Sanki daha fazla zevk almıştım. Metin boşalırken hayvan gibi inlemişti, böğürür gibi. Garibime gitti.
-Ne yapayım çok zevk alıyorum, dedi. İşimiz bitince,
-Sen nerden buldun bu gazeteleri, başka var mı sende diye sordu.
– Var dedim
-Hadi bakalım, dedi
Stokumda gizli olan gazete dergi ne varsa zuladan çıkardım. Epey bi malzeme vardı zulamda. Metin;
-Ulan puşt ne kadar çok varmış sende diyerek beni takdir etti kafama bir şaplak daha attı.
-Hadi gel bunları bizde okuyalım dedi.
-Olur dedim.
Metin’in annesi de çalışıyordu iki yaş küçük kız kardeşi okulda öğlenci olduğundan evlerinde kimse yoktu.
Bir solukta evlerine vardık. Metin’in odasında yatağa serdik resimleri. Metin soyunmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakınca,.
-Ben çırılçıplak 31 çekmeyi daha çok seviyorum. Daha çok zevk alıyorum. Sen nasıl istersen öyle yap… dedi
Sanki az önce boşalan o değilmiş gibi siki yine kazık gibi olmuştu.
-Dinle beni sen de soyun Yusuf, daha çok zevk alacaksın.
-Kimse gelmez değil mi?
-Kim gelecek ki…
Ben de soyundum. Ama sikim hala inikti. Çok beğendiğim bir resim vardı, kocaman sikli bi adam koca memeli bir kadının amını domaltmış pozisyonda sikerken. O resmi aldım önüme sikimin kalkması için çabalıyordum ki Metin,
-Kalkmıyo mu lan. Sen ibnesin herhalde dedi. O kadar doğal söylüyordu ki… ibne ne demek bilmiyordum aslında. Ama böyle küfürlü konuşması hoşuma gidiyordu.
-Gel buraya gel yanıma…
Yaklaştım sikimi tutu. Yumuşaktı. İçim bi tuhaf olmuştu. Eğildi sikimi ağzına aldı. Sıcacık. Çok hoşuma gitti. Kalçalarımı iki eliyle tutarak sikimin tamamını ağzına aldı. Yumuşak hareketkerle sikimi ağzına sokup çıkarmaya başladı. Bir yandan da elleriyle kalçalarımı okşuyordu. Yarabbim bu nasıl bi zevk. Kelimelerle anlatılamaz. Sikim doğru dürüst sertleşmeden boşalmaya başladım. Gelmek üzereyken,
-Geliyorum… diye inledim ama hiç istifini bozmadan devam etti. Sikimden çıkan sıvılarımı görmedim bile…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

salak kocam

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

salak kocam
Merhaba ben Sinem. 5 yıllık evli, 22 yaşında bir bayanım. Vücudum gerçekten çok güzeldir. güzeldir diyorum ama bana göre ölçülerim biraz balık eti sayılabilir. Boyum 1.72, kilom 61, ölçülerim 92-65-95. Kocam çok iyi fakat bir o kadar da salak biri. Başıma ne geldiyse onun salaklıklarından geldi. aslına bakarsınız onun yüzünden 5 kere tecavüze uğradım sayılır. Uğradım sayılır çünkü hiç birini ben istemedim ama tecavüzde olmadı. Ben de madem salak herif bu duruma soktu beni bende tadına varayım dedim. Bu gün ilk salaklığını anlata cam size.

Evleneli daha 4 ay olmuştu. Eşim benim ilk erkeğimdi, hem ilk sevgilim, hem de cinselliği ilk yaşadığım insandı. Çıplak erkek dahi görmemiştim daha önce. Bir gün kocam annesinin altınolukta ki yazlıklarına gitmemizi istedi. Hafta sonu altınoluğa gittik. Ben ilk defa gidiyordum. Ev küçük fakat sevimli bir evdi. 3 yatak odası ve bir salonu vardı. Evde sadece annesi ile babasının olacağını sanıyordum ama 2 kız kardeşi eşleri ve çocukları da oradaydı. Yani toplam 11 kişiydik. Eşime “istersen biz bir otele gidelim paramız var nasılsa, sıkışmaya değmez”; dedim. Kocamda “çok ayıp olur, sorun yaratmayalım nasılsa 2 gece zaten toplam kaç saat uyuyacağız ki”; deyip bu teklifimi geri çevirdi.

Neyse biz öğlen hep beraber denize indik. Ben eşimle ikimiz olacağımızı düşündüğüm için yanımda açık sayılacak 2 tane bikini getirmiştim. Mecburen plajda onlarla güneşleniyordum. Bir ara gözüm eşimin büyük ablasının eşi Ayhan a takıldı. Gözlerini dikmiş bacak arama bakıyordu. Rahatsız oldum ve pozisyon değiştirip bakışlarından kaçmaya çalıştım. Hep beraber denize girdiğimizde voleybol falan oynadık. Eşim deve güreşi oynayalım deyince herkes bir bayanı omuzuna aldı. Eşim ben yerine büyük ablasını alınca beni de mecburen eşi Ayhan aldı. Adam kafasını, boynunu oynatarak amımı hissetmeye çalışıyordu. İyi bir hareket yaptık mıydı bacağımın iç kısmına yalarca öpüyordu. Oyun bitip indirirken vücuduna sürtünerek indirdi. Amım resmen taş gibi olmuş sikine takıldı. Hem kızmış hem de azmıştım.

Sulandığımı farkettim…

Akşam rakı sofrası kuruldu. Mangalda balıklar kızartıldı ve neşeli bir muhabbet başladı. Ben içk**en çabuk etkilenen biri olduğum için hareketlerim değişmişti. Çok rahat hareket ediyordum. Nasılsa bulunduğumuz ortamda yabancı biri yoktu. Üzerimde kısa bir jile vardı. Vücudumu tamamen sarıyordu. Biraz da dikkatsiz oturduğum bir sırada Ayhan eniştenin beni seyrettiğini fark ettim. Sanırım içkinin de etkisi ve kalabalığa güvenerek bu sefer kaçmadım. Aksine bacaklarımı aralayarak beyaz, dantelli tangamı ortaya çıkardım. O da iyice azmış bir eliyle dikleşmiş sikini düzeltiyordu. Öğlen sikinin amıma takılması aklıma geldi hemen. Gerçekten baya büyük olduğunu hissetmiştim. Sulandığımı farkettim.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yataklar açılmış, nasıl yatacağımız tartışılıyordu. Küçük odada 2 yer yatağında 2 aile yatacaktı. Çocuklar ile yaşlılar. Küçük yatakta da bir aile yatacaktı. Ben kocama küçük yatakta biz kalalım dedim. Canım fena halde kocamla sevişmek istiyordu. Bunu da kulağına fısıldadım. Dedim ya benim kocam salak diye. Tuttu büyük ablası ve ayhan eniştesiyle bizi aynı odaya soktu. aslında biraz da heyecanlanmadım değil. Nasılsa karısının ve kocamın yanında bir şey yapamayacaktı ama siki sabaha kadar inmeyecekti buna emindim. Hatta biraz daha ileri gidip üzerimde ki kısacık jile ile yattım. Ben duvar kenarına eşim benim yanıma Ayhan eşimin yanına en sondada büyük ablası Hale yatıyorduk. Ben rahat durmuyor kocamı azdırıyordum. Sikini elliyor elini amıma götürüp zorla oynatıyordum. Kocam rahat dur ayıp olacak deyip duruyordu. Sonunda uyuyup kaldık.

Sabah uyandığımda odada Ayhan’dan başka kimse yoktu. Tam karşıma oturmuş vücudumu seyrediyor. Tangam da araya girmiş amım kabak gibi ortada. Adam şortunun üzerinden siki ile oynuyor. Ben bozuntuya vermeden hemen ayağa kalkıp günaydın diyerek içeri gittim. Deniz de yine beni süzüyor bana dokunuyor, gözleri ile resmen beni beceriyordu. Artık korkmaya başlamıştım. Kocama pekte çaktırmadan olanları anlattım, rahatsız oldum dedim. O da bana yanlış anlamışsındır öyle biri değildir deyince yapacak bir şeyim yoktu. Olsun yinede bu akşam aynı odada olmak istemiyorum dedim. Gece yine rakılar içildi yemekler yendi eşim o kadar sarhoştu ki bir şey demedi, benim sözlerimde havada kaldı ve yine aynı düzende yattık.

Yine aynı jile ile yatmıştım. Bu sefer kocam benle sevişmek istedi, ben hayır demiştim. Bu son gece bitsin istiyordum. Gecenin çok geç bir saatinde bir elin bacaklarımda dolaştığını hissettim. Çok kısık bir sesle yapma kocacım dedim. Arkam kocama dönüktü. Ama el rahat durmuyordu. Öyle ustaca yapıyordu ki çok içki içtiğim için hemen azdım. Elleri hemen bacak arama girip külodumu yana sıyırdı ve amımın yarığı ile oynamaya başladı. Çok zevk alıyor fakat ses çıkaramıyordum. Kocacım bu gün çok iyisin, evdede seni içirip sevişecem diye takıldım.

Külodumu aşağı sıyırmak istiyordu. Bende yardım edip çıkardım külotumu. Çaktırmadan sikişiceğimiz için en uygun pozisyon bana arkadan girmesi idi. Bende kıçımı çıkartarak onun işin kolaylaştırdım. Artık sıcacık ve taş gibi siki amımın yarığında bir aşağı bir yukarı geziyor sularınla kayganlaşıyordu. Sonunda birden bastırınca içimde hissettim. Kocacım ne sikinin bu hali derken öyle bir girdi ki içime sikinin her cm sini hissettim. Hayır hayır bu kocam olamazdı onun siki bu kadar büyük ve kalın değil di o zaman bu ayhan dı.

Hayvan gibi soluyordu…

Kafamı çevirip baktığımda Ayhan ın zevkten kaymış gözlerini gördüm. İçime öyle bir girip çıkıyordu ki uyuşmuştum zevkten. Kendimi tam bir kadın gibi hissediyordum. Karşı koymam mümkün değildi. Olacaklar ikimizinde umurunda değildi. İçimden çıkıp üzerime yattı. Çok iri bir adamdı. Sikini amıma yerleştirip içime girdi, şimdi hepsini sokuyordu. Müthiş bir duyguydu. Hayvan gibi soluyordu ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Siki gerçekten harikaydı. (ben o zaman öyle düşünmüştüm) içimden çıkacak diye çok korkuyordum. Hiç bitmesin istiyordum. Öyle hoyratça sokuyordu ki orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Üzerimden kalkıp yanıma yattı, bende o koca siki elime alıp üzerine oturdum. Müthiş bir duyguydu. Bütün içimi kaplamıştı. Yavaş yavaş oturup kalkıyordum ki içimde şiddetle patladı.

Ben bitti sanırken bu sefer de domalttı. Siki sertliğinden bir şey kaybetmemişti. Bir çırpıda koca aletini içime soktu. Siktikçe sikiyordu, bitmek bilmiyordu. Bayılmak üzereydi. Belki 15 dak aralıksız sikti. Sonunda yine şiddetli bir şekilde içimi doldurdu. Sonra yataktan kalkıp banyoya gittik. Birde ne göreyim Ayhanın siki yine kalkmış. Ama amımda hal kalmamıştı. Tabii ki dinlemedi, lavaboya domaltıp bütün sikini amıma daldırdı. Karşı gelmek mümkün değildi bu işi çok iyi yapıyordu. Öyle güzel sikiyordu ki zevkten öleceğimi düşünüyordum. Sikinin damarlarını bile amımda hissedebiliyordum. Sikinin hepsini sokuyor sonrada hepsini çıkarıyordu. Amım yırtılacaktı neredeyse. Bir erkek bir kadını bu kadar güzel sikebilirmiydi. Amımın içine girerken müthiş bir zevk alıyordum remen içimi genişletiyordu. Belki bir yarım saat de orada becerdi beni ve sonunda yıkanıp yattık.

Kocamın ve eşinin aşırı alkolden sızdığını anlayınca gece çaktırmadan eşimle yer değiştirmiş. sabah uyandığımda yürüyecek halim yoktu. Hemen yola çıktık tabii ki kocama anlatmadım. Bir daha da Ayhan beraber olmadım. Ama kocamın aptallıkları bu kadarlada kalmadı tabi o da 2. yazımda

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Teşekkürler kocacım…

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Teşekkürler kocacım…
Kocamın patronu ve arkadaşları tarafından sikildiğim o müthiş deneyimin ardından değişik yarak yemenin vermiş olduğu haz bende doyumsuzluk yaratmaya başlamıştı. Artık kocamla yaptığımız sade suya tirit sevişmeler kesmeyecekti, tatmin etmeyecekti beni…

Artık daha fazlasını istemeye ve içinde bulunduğum bu durumdan sonuna kadar faydalanmaya karar vermiştim. Bir gece kocamla seviştikten sonra yatakta yatarken bu düşüncelerimi kocama da anlattım.

– “Hayatım, nasıl geçen sefer arkadaşlarınla yaptığım sikişten zevk aldın mı?”

– “Senin gibi bir kadının gözünden bu kaçmış olamaz.”

– “Kaçmadı ama bir de senden duymak istedim.”

– “Harikaydın karıcığım. Beni dünyanın en mutlu kocası yaptın. Aslında karışık bir duygu bu… İçine düştüğüm durum bende inanılmaz bir kıskançlık yaratıyor evet… Fakat öyle tahrik oluyorum ki aynı zamanda anlatamam. Ve anladım ki seni şimdi çok daha fazla seviyorum.”

Dudağına isterik bir öpücük kondurdum. Bir elimi pijamanın pantolonunun önündeki açıklıktan sokarak, konuşmanın etkisiyle hafif sertleşmeye başlamış sikini avucumun içine aldım ve konuşmayı devam ettirdim;

– “İtiraf edeyim ki kocacığım benim de hayatımda yaşadığım en güzel sikişti. Ve o gece aklıma geldikçe amcığım hiç olmadığı kadar istekle kabarıyor. Ama bir sorunumuz var.” Az önce boşalan kocamın siki biraz daha sertleşti oynadıkça… Huzursuzca kıpırdandı yattığı yerde,

– “Neymiş o sorun bakalım?” diye homurdandı. “Ben senin mutlu olduğunu düşünüyordum. Çok zevk aldığını, harika vakit geçirdiğini…”

– “Aynen öyle aşkım… Sorunumuz şu canım… Sana önceden söylemiş, ikaz etmiştim biliyorsun. Beni bir kere düzdürdükten sonra rahat durmayacağımı, hep başka yaraklar isteyeceğimi sana söylemiştim…”

Kocamın siki birden elimde kazık gibi olmuştu. Onun ruh halinden çok iyi anlıyordum. Kocam arzu ile dudaklarımı öpmeye, dilimi ağzının içerisine alıp emmeye ve ellerini mini geceliğimin eteğinin altına sokup ıslak amcığımı okşamaya başladı ve

– “Bu bir sorun değil ki…” dedi. “Kalbin benim olduğu sürece istediğin erkekle sikişebilirsin karıcığım. Yeter ki yalnız, ama yalnız beni sev. Beraber olduğun erkeklere gönlünü kaptırıp yuvamızı yıkma. Sen, her şeyden fazlası ile zevk almaya layık bir kadınsın. Sana tapıyorum aşkım…”

– “Ben de seni çok seviyorum kocacığım, hem de her zamankinden çok seviyorum. Merak etme sevgilim… Kalbim yalnızca senin ve asla kalbimde bir başkasına yer yok. Ama amcığımda iyi siken her türlü yarağa yer var…” dedim gülerek ve pijamanın altını indirip kocamın taş kesilmiş erkekliğini hürriyetine kavuşturdum. O gece kocamla mükemmel bir sikiş daha yaşadık.

Artık kocam fetvayı vermişti. Saklı gizli iş çevirmeye gerek kalmadan, canımın istediği her erkekle beraber olabilirdim. Konuşmamızın üzerinden iki gün geçmişti ve ben hala bu fırsatı nasıl değerlendireceğimi düşünüyordum. O gün akşam kayınpederim, kayınvalidem, kocamın henüz yeni evli kızkardeşi ve yeni damat Ercan bize misafirliğe geldiler.

Kayınpederim Kemal bey 49 yaşında, esmer, uzun boylu, yaşına rağmen atletik yapılı, kültürlü ve her zaman hayranlığımı kazanmış tam bir beyefendi. Kendisi eşim ve ailesi üzerinde otorite sahibi ve sözü geçen bir adamdır. Kayınvalidem ise 46 yaşında oldukça sosyetik, havalı, yaşına rağmen fiziği düzgün, göğüsleri hala genç bir kızınki kadar olmasa da ona yakın derecede sarkmamış, giyinişi ve hafif makyajı ile halen erkeklerin ilgi odağı olmasını bilen fakat benim kendisinin varlığından hiç haz etmediğim birisidir.

Akşam yemeğimizi yedikten sonra aile bireyleri ile salonda oturmuş hoş sohbet ediyor ve kaynanam ile kayınpederimin küçük münakaşalarını dinliyor, bir yandan gülüyor diğer yandan mutlu bir evlilik üzerine fikirlerimizi söylüyorduk. Kayınpederim ve kayınvalidem arasındaki münakaşalarda ben hep Kemal Beyi destekliyor onun daha çok sempatisini kazanmaya çalışıyordum.

Kocamla yaşadıklarımızdan sonra artık her erkeği bir seks objesi olarak görmeye başlamıştım. Yeni damat ve yakışıklı kayınpederime de artık bu pencereden bakıyordum. Gözü görümcemden başkasını görmeyen damat hemen elendi, yönümü kayınpederime çevirdim ben de…

Evlilik konusunda gülüp şakalaşıyorduk ama adamın yalnızlıktan, ilgisizlikten şikayetçi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Sosyetik takılan kayınvalidem gece gündüz dernekti, sosyal projelerdi derken adamı ihmal ediyordu anlaşılan… Kadının durup durup bize övgüyle dernekteki diğer erkek üyeleri, becerilerini anlatmasına baktığımda içgüdülerim bana zavallı kayınpederimin boynuzlandığını söylüyordu.

Hazır mutfak işi yapan kocası yerine dernek başkanı çenebaz avukatı ve her biri mevki sahibi diğerlerini daha ilginç bulduğu belliydi kaynanamın… Sohbet sırasında inceden inceye karısına laf dokunduran yakışıklı kayınpederime baktıkça ona karşı içimde engel olamadığım bir şeyler hissetmeye başladım. Kemal Beyi dinlerken gözlerimi gözlerinden ayırmıyor ve onun içimin derinliklerine işleyen bakışlarından bir şeyler sezinlemeye çalışıyordum.

Benim ona ısrarlı bakışlarım karşısında o da gözlerini bana dikmeye başladı ara ara… Bakışlarının altında adeta eriyor ve karşı koyamadığım cinsel içgüdüm tarafından uyarılıyordum. Biraz sonra amımın ıslandığını fark ettim önce… Hemen ardından kocamın yakışıklı babasına, karısının ihmal ettiği, cinsel yönden aç bıraktığı kayınpederime sikilmenin harika bir şey olacağı beynime dank etti!

Bu istek beni daha bir kırbaçladı. Elimde olmadan kimseye çaktırmamaya çalışarak frikikler vermeye ve sanki farkında değilmiş gibi davranmaya başladım. Gerçi o an içinde bulunduğum durum ve üzerimdeki etek buna pek elverişli değildi fakat ben dizlerime kadar uzanan eteğimin arasındaki beyaz külotumu kayınpederime gösterebilmek için bacaklarımı mümkün olduğunca aralamaya çalıştım.

Oğlunun karısı da olsam, sonuçta o da bir erkekti ve kaçamak olarak bacak arama yaptığı bakışların farkındaydım. Önünde meydana gelen kabarıklığı gizlemek için ise ceketini bir kamuflaj olarak seçmişti.

O gece için fazla bir şey beklemek yersiz bir düşünce olurdu. Kayınpederime gerekli cesareti vermiştim ve artık sadece olacakları bekleyecektim. Üzerinde bir etki yarattığıma emindim. Bunu denemek için mutfak dolaplarının modelini beğenmediğimi anlatıp yenilemesini istedim şımarıkça… Umduğum gibi hemen kabul etti. Elindeki işleri bitirip benim mutfağımı yapacaktı.

Onları uğurladıktan sonra kocamla yatağa gidene kadar zor sabrettim. Kocamı da uyarıp bir güzel seviştik. Sevişmemiz esnasında kocam kendisini aşağılamamdan inanılmaz zevk alır. Ona hakaretler etmemi, ona bir köpek gibi muamele yapmamı ister. Ben de o gece kocamı saçlarından yakalayarak amımı ve göt deliğimi yalattım ve

– “Yala orospu çocuğu… Orospu anan seni kimden peydahladı acaba? Yala amcığımı köpek gibi… Sen benim köpeğimsin ve ben ne istersem yapmak zorundasın.” diye diye hem haz etmediğim kaynanamdan intikamımı aldım, hem de hakaret ettikçe siki sertleşen kocamı bir seks kölesi gibi kullanmanın zevkini yaşadım. Ve en sonunda bacaklarımın arasına girip beni sikenin kayınpederimin olduğunu hayal ederek çılgınca bir orgazm yaşadım.

Aradan üç koca gün geçti. O gün kayınpederim söz verdiği gibi bizim mutfak dolaplarını yapmak ve ölçülerini almak için bize gelecekti. Kendisi hem imalatçı aynı zamanda da bu işin ustasıdır. Kocamı işe uğurladıktan sonra günlük rutin işleri yapmaya koyuldum.

Öğleye doğru işlerimi bitirdim ve üzerime frikik vermeye elverişli bir etek, göğüs hatlarımı meydana çıkaran sıkı bir body ve yüzüme de seksi, iyice abarttığım, baştan çıkarıcı bir makyaj yaparak sevgili kayınpederimi beklemeye koyuldum. Çok geçmeden kapı çalındı. O gelmişti. Kalbim küt küt atmaya başladı ve heyecanla kapıyı açarak;

– “Hoş geldin babacım” diyerek kayınpederimi eve buyur ettim. İçeri girdi, hal hatır sorduktan sonra bir paket uzattı bana… Çikolataları sevdiğimi biliyordu ve bana en büyüğünden antep fıstıklı bir Nestle çikolata almıştı.

– “Teşekkür ederim babacım benim… Çok düşüncelisin, seni çok seviyorum…” diyerek şımarık küçük kızlar gibi boynuna atladım ve yanağına minik bir buse kondurdum. Bir an bocalar gibi oldu, sonra öksürerek kendini topladı ve,

– “İşimize bakalım” dedi otoriter bir sesle ve mutfağın yolunu tuttu.

Benden bir sandalye istedi. Sandalyeye çıkarak elindeki metreyle ölçüleri almaya başladı. Ben de yanı başında duruyor ve ileriye fırlamış göğüslerimle ona iyi malzeme veriyordum. Siki neredeyse yüzüm hizasında idi ve yukarı doğru abandıkça önündeki kabarıklık daha belirgin oluyordu. Eminim muhteşem bir siki vardı bu adamın ve ben onu içime almaya kararlıydım.

Biraz sonra ben mutfaktaki diğer işlerle meşgul olmaya başladım. Sık sık onun beni görebileceği pozisyonlarda domalıyor, eğiliyor ve kayınpederimi iyice azdırmaya çalışıyordum. Ölçü alma işi bitmişti. Derin bir nefes çekerek;

– “Ölçüleri aldım kızım. Bir kaç güne kalmaz yeni mutfağın hazır olur…” dedi. Tekrar boynuna sarıldım çok sevinmiş gibi yaparak, tekrar yanağından öptüm. Sarılırken de o geldiğinden beri ne kadar iri olduklarını gösterip durduğum göğüslerimi onun göğsünde ezdirmeyi de ihmal etmedim tabi…

– “Sağol babacım. Nasıl teşekkür ederim, hakkını nasıl öderim bilmiyorum sana… Dur sana bir yorgunluk kahvesi yapayım…”

Biraz sonra kahveleri salonda yudumlamaya başladık. Geçen sefer bize geldikleri akşamki yerine, baş köşeye oturmuştu ve ben de yine tam karşısındaydım. Ortam her türlü frikiğe elverişliydi ve bu sefer beklentilerim de bir hayli fazlaydı. Havadan sudan konuşurken eteğimi biraz daha sıyırmış, bacaklarımı iyice aralamıştım. O da kaçırmadı fırsatı…

Gözleri sürekli bacaklarımda dolaşıyordu. Süt gibi beyaz, uzun bacaklarım ve kalçalarıma kadar sıyrılan eteğimin arasından görünen külodumla kayınpederimin sikinin kalkmasına sebep olmuştum. Yarağı dimdik olmuş ve pantolonunun önü çadır şeklinde havaya dikilmişti.

O da artık bunu gizlemiyor ve sikici bakışlarıyla “oğlumun karısını sikmeye artık hazırım” diyerek sanki bana meydan okuyordu. Ben hala hiçbir şeyden haberi olmayan salak gelin numaraları yapıyor, bir çocuk gibi masumca tavırlar sergiliyordum. Sonunda kayınpederim daha fazla dayanamayarak ben konuşurken sözümü kesiverdi sert bir sesle,

– “Ne yapmaya çalışıyorsun sen kahpe?”

– “Efendim? Anlamadım babacım…” dedim şaşırarak, donup kaldım…

Bu sertliği, kahpe sözünü beklemiyordum ondan… Oturduğumuz andan itibaren bacaklarımı kesen, külodumu görmeye çalışan gözleri şimşekler çakıyordu. Bir hamlede oturduğu koltuktan kalkıp yanıma geliverdi. Çenemi tutup sertçe başımı kaldırdı. Göz göze, burun burunaydık. Körük gibi nefes alıp veriyordu.

– “Geldiğimden beri bir garipsin bugün…” dedi. Sesi yumuşamıştı şimdi, adeta sesiyle okşuyor, seviyordu beni… Çenemi bırakıp doğruldu. Önümde ayakta duruyordu konuşurken,

“Hiç görmediğim kadar cıvıldıyorsun, hiç görmediğim kadar harika görünüyorsun gözüme… Lanet olsun bana… Kendimi tutamıyorum.”

Şehvetin yanı sıra bir şeylere karar vermiş bir ifade vardı bakışlarında… Sanırım benim istediğim şeydi bu… Tekrar gidip karşıya, koltuğuna oturdu. Gözleri yine üzerimdeydi,

“Çok güzelsin. Güzelliğini de gösterip duruyorsun oturduğun yerde durmadan… Bak gördün mü beni ne hale getirdin?” diyerek önündeki kabarıklığı eliyle avuçlayarak bana işaret etti. Ben cevap vermeden masum masum gözlerimi onun önüne diktim, o devam etti.

– “Uzun zamandır sikimin bu şekilde kalktığını hatırlamıyorum Nazan. O kadar güzelsin ki… Sonunda beni delirttin. Oğlumun karısına karşı nefsimi uyandırdın. Beni mahvettin sen, baştan çıkardın.”

– “Ama baba ben… Ben bir şey yapmadım ki…” diye geveledim.

– “Sus Nazan. Bilmiyorsun. Belki de domuz gibi biliyorsun. O açıp durduğun, bana göstermeye çalıştığın bacakların harika görünüyor. Seni çok beğeniyorum, tapıyorum sana… Uzun zamandan beri aklımda bir tek sen varsın. Fakat kendimden utandığım için hep bunları bastırmak durumunda kaldım.”

– “Babaa…” dedim utanmış gibi yaparak… Aslında utanmak ne kelime? Bir an önce üstüme atlasın, beni siksin diye deli oluyordum.

– “Sus kızım… Artık utanmayı,, ezilmeyi bıraktım. İçimdekileri bastırmaya çalışamam, bu andan sonra dönüşüm yok… Şimdi… Lütfen bacaklarını biraz daha ayır ve o güzel amcığını süsleyen külodunu göster bana.”

Düştüğü çelişkili durum, bana karşı duyduğu şehvet hisleri hoşuma gitmiş, beni daha da çok tahrik etmişti. Niyetim onunla biraz daha oynamaktı.

– “Baba nasıl olur? Ben senin gelinin değil miyim? Oğlunun karısı? Yanlış olmaz mı? Hem ben bilmiyordum ki…”

– “Lütfen Nazan, hayır deme bana. Söz, sen istemediğin sürece sana dokunmam bile. Bak, yalvarıyorum sana…”

O anda hem zevke gelmiş hem de benim yüzümden işkence çekmekte olan kayınpederime acımıştım. Bu kadar oyun yeter diye düşündüm. Bacaklarımı biraz daha aralarken,

– “Lafımı yarıda kestin babacım. Senin beni bu kadar istediğini, arzuladığını bilmiyordum. Peki, al işte…. Oğlunun karısının amcığına… Doyana kadar bak, seyret. İstersen bakarak otuzbir bile çekebilirsin.” dedim ve eteğimi yukarıya doğru sıyırarak bacaklarımı dizlerimden büküp yukarıya çektim.

Kayınpederim hiç utanıp sıkılmadan pantolonunun fermuarını açarak sikini dışarıya çıkardı. İnanılmaz güzellikte kalın ve görkemli bir yarağı vardı. Sikinin başından sızan zevk suları sikini parlatmış ve sikinin tüm damarları şişmişti.

Ellerinin arasına aldığı sikini aşağı yukarı sıvazlıyor gözlerini külodumun içinde kan hücümuyla şişen amcığımdan ayırmıyordu. Onun bu görüntüsü beni de azdırmış, amımın iyice ıslanmasına neden olmuştu. Öyle ki külodumun üzerinde hafif bir ıslaklık meydana gelmişti.

– “Ohh… Nazan… Nazan… Harikasın kızım. Bak sikim ne hale geldi, ne kadar büyüdü. Ayır bacaklarını kızım. Amcığının tüm kıvrımlarını göster bana…”

– “Ah, çok mu beğendin amcığımı babacım? Külodumu koklamak ister misin? İstersen onu vereyim sana…” dedim ve yavaş hareketlerle devinerek oturduğum yerde ıslak amcığıma yapışmış külodumu indirdim.

Bacaklarımın arasından sıyırıp çıkarttım minik çamaşırımı ve top yapıp kayınpederimin yüzüne doğru usulca fırlattım. Havada yakaladığı külodumu avucunun içinde sımsıkı tutup burnuna götürdü ve amcığıma denk gelen bölgeden derin bir nefes çekti.

– “Harika kokuyor kızım. Hiç böyle güzel kokan bir amcık koklamamıştım. Hadi şimdi de göğüslerini göster bana… Beni onlardan mahrum bırakma. Lütfen…” Külodumu o kalın yarağına sarmış, zevk sularımdan ıslanmış ağını sikinin başına sürtmeye başlamıştı. Nefes alış verişleri hızlanmış, kan hücum eden sağlıklı yüzü kızarmıştı.

– “Demek güzel gelininin göğüslerini de görmek istiyorsun öyle mi?” dedim ve üzerimdeki badiyi aşağıdan yukarı doğru sıyırdım. Sütyen giymediğim göğüslerim dışarıya fırlamış, meme uçlarım iyice uyarılmış olarak kayınpederime göğüs show yapmaya başladım.

– “Çok güzelsin Nazan. İnan bana tapılacak kadar güzelsin. Seni her şeyden çok istiyorum inan bana… Senin için her şeyi yaparım. Aklına gelecek her şeyi…”

– “Tamam babacım, yeter artık. Gel ve bana ne yapmak istiyorsan yap. İstersen amcığımı doyana kadar yala… İstersen sik. Bak ben de azdım, amcığım sırılsıklam oldu. Sen düzesin diye, sen sikesin diye alev alev yanıyor. Senin o kalın sikini istiyor. Hadi gel… Sik artık beni…”

Kalktı ve üzerindekileri bir çırpıda çıkardı. Şimdiye kadar hep aramızda bir mesafeyle, saygıyla, çekinerek yaklaştığım kayınpederim şimdi karşımda beni sikmeye hazırlanan çırılçıplak bir erkek olarak, bacaklarının arasındaki muhteşem erkekliğiyle duruyordu. Yaklaştı. Bacaklarımın arasında diz çöküp amımın kokusunu derin derin içine çekti. Şakakları kırlaşmış saçlarından tutarak amıma doğru bastırdım ve;

– “Bak amımı ne hale getirdin babacım? Hem alev alev yanıyor, hem de su içinde kaldı, sırılsıklam oldu. Hadi şimdi ona hak ettiği mükafatı ver de görelim. Orospu karın dernektekilere vermekten seni aç bırakıyor anlaşılan… Bu güzel yarak benim olsa, hiç boşta bırakmazdım, aptal kadın…” diyerek kaynanama da nasibini yolladım.

Kayınpederim büyük bir iştah ile beni yalıyor, dilini amımın derinliklerine kadar sokup çıkarıyor, göt deliğimle amcığım arasında gidip geliyordu. Dudaklarının arasına aldığı büzüğümü içimi dışarı çıkaracak kadar vantuz gibi emiyordu. Parmakları ile amımı yırtacak gibi ayırıyor, beni dili ile adeta sikiyordu. O otoriter adamın tüm forsu gitmiş, önümde diz çökerek bacaklarımın arasına başını gömen, bir kuzu gibi itaatkar birisi olup çıkıvermişti.

Biraz sonra onu saçlarından yakalayıp ayağa kaldırdım. Artık durumdan biraz da ben istifade etmeliydim. Ellerimin arasına aldığım o kalın yarağı sıvazlayarak;

– “Ohhh… Babacığım ne kadar güzel bir yarak bu böyle… Amımı dolduracak hatta yırtacak kadar kalın ve damarlı. Şimdi senin güzel gelinin bunu yalamak ve sonra da amcığına, içine almak istiyor…” dedim ve sıcacık ağzımın içine sokup çıkarmaya başladım.

Gırtlağıma kadar soktuğum sikini emiyor ve kocamı babası ile boynuzlamanın zevkini yaşıyordum. Kalın siki ağzımı tüm haşmeti ile doldurmuş ancak yarısına kadar ağzıma sığıyordu. Ellerimle kayınpederimi kalçalarından kendime doğru çekiyor ve tıpkı bir amcık gibi ağzımı siktiriyordum.

Biraz sonra onu yere sırt üstü yatırdım ve üzerine çıkarak ellerimin arasındaki kalın yarağını alıştıra alıştıra amcığıma sokmaya başladım. Amcığımın yırtılacak derecede esnediğini hissediyor, sikinin her santimini amımın duvarlarında hissediyordum.

Taşaklarına kadar üzerine oturup derin bir “Ooh” çektim. Gözlerim kapalı bir şekilde bir yandan dudaklarımı ısırıyor, bir yandan ellerimle göğüslerimi okşuyor, diğer yandan kalçalarımı iki yana sallayarak kıvrak bel hareketleri ile yarağı amcığıma köküne kadar sokup çıkartıyordum.

– “Kökle babacığım kökle… Oğlunun sikemediği karısını sik… Yarağa doyur. Canın ne zaman sikmek isterse gel sik beni…. Oooooh.. Harikaa…”

– “Sen de harikasın hayatım… Amcığın alev gibi yanıyor. Hiç böyle güzel, daracım amcık sikmedim ben… Senin için her şeyi yaparım kızım. Ne güzel amcığın var senin… Daracık, alev alev… Immm… Al içine kızım… Hepsini köküne kadar sok amcığına… Oooohh… Güzel gelinim… Sikişken gelinim… Güzel amcıklım… ”

Sonra beni sırt üstü yere yatırdı. Bacaklarımı sımsıkı beline doladım. Beni hızlı hızlı sikiyor, tam boşalacağı sırada kendisini tutuyor, sonra yeniden devam ediyordu. Taşaklarının göt deliğime ritmik vuruşlarını hissediyordum girip çıkarken… Sokmak için amcığıma her abandığında ben de ona doğru kendimi itiyordum. Bir süre sonra domalmamı istedi. Yüzü koyun yere uzandım ve götümü iyice havaya dikerek,

– “Ne o? Yoksa gelinini götünden de sikecek misin baba? Kızının yarağa susamış halinden istifade mi edeceksin yoksa?” dedim.

Kayınpederim ağzını göt deliğime dayamış emiyor, diliyle götümü aralamaya çalışıyordu. Parmakları ile göt deliğimi alıştırıyor, götüme soktuğu parmağını ileri geri hareketlerle kendisine hazırlıyordu.

Biraz sonra sikinin kafasını dayadığı göt deliğim esneyip, sikinin baskısı ile açılmaya başladı. Kendimi kazığa geçirilmiş biri gibi hissettim. Yarısına kadar içime giren yarak götümde zonkluyor ve her zonklamasında göt deliğimi biraz daha esneterek kendisine ilerleyebileceği yer açıyordu.

Taşaklarına kadar götüme yerleştiği anda götümü iki yana sallayarak kayınpederime bakıp gülümsedim ve zafer senindir işareti verdim. Bir müddet bu şekilde kaldık. Sikini yavaş yavaş götümden çıkarmaya çalışırken arkamda müthiş bir acı hissettim ve küçük bir çığlık atarak dudaklarımı ısırdım.

Bu şekilde sikini birkaç defa daha sokup çıkardı. Her sokuşun ardından sikini götümden dışarı çıkarıyor ve arkamda açmış olduğu mağara şeklindeki deliğe bakarak kendisi ile gururlanıyordu sanırım. Kayınpederim ve ben iyice azmıştık. Ben ellerimle amcığımın dudaklarını, klitorisimi ovuştururken o da giriş çıkışlarını hızlandırarak ritmik bir tempo yakalamıştı.

Sıcak ve dar götüm ona inanılmaz zevk veriyordu. Dizleri titremeye, hareketleri dengesiz bir hal almaya başlayınca götüme gelmek üzere olduğunu anladım. Bir kaç defa sert vuruşlarla göt deliğime girmeye ve kasılmaya başladı. Sıcak döllerini göt deliğimde hissettiğim an ben de zirveye ulaştım. O ana kadar dördüncü orgazmımı yaşıyordum. Göt deliğimi sıktırıyor ve sikici erkeğime daha çok zevk vermeye çalışıyordum.

Bir müddet bu şekilde kaldık. İçimdeki yarağın inmesini ve indikten sonra dışarı çıkmasını istiyordum. Fakat kayınpederimin almış olduğu zevkten dolayı sikini indirmesi bayağı zaman aldı. İkimiz de birbirimize sımsıkı sarılarak arzu ile öpüştük.

Bütün gün beraber olduk. Durmadan seviştik. Ölçüsünü aldığı mutfakta tezgahın üzerine çıkarıp sikti beni… Bu kez ben onun sikinin ölçüsünü aldım amımla… Banyoya götürüp küvetin içinde sikti, yatağa götürüp yatakta sikti… Tam anlamıyla dibime kadar doyurdu beni…

Olayın üzerinden sadece bir kaç gün geçmişti. Kocamla sevişirken yine benden fantaziler anlatmamı istedi. Tabii ki konu yine başka erkekler ve benim onlarla sikişmem üzerineydi. Birden aklıma bir çılgınlık yapmak geldi. Kocamın inik sikini ellerimin arasına alıp okşamaya başladım.

– “Baban ne kadar yakışıklı bir adam… Annen de çok şanslı ki onun gibi bir adamın yarağını yiyiyor.” dedim.

Kocam afalladı fakat ellerimin arasındaki sikinin kalkmasına engel olamadı. Devam etmemi istermişçesine suskun kaldı. Ben de dudaklarımı sertleşen sikin başının üzerine kapattım ve ağzımın içinde yalayıp dururken daha ilerilere giderek konuşmaya devam ettim. Cümle sonlarında lafımı kesip sikini yalıyor, emiyordum noktalama işareti olarak…

– “Ara sıra kabarık görüyorum önünü, kocaman bir yarağı var sanırım… Kimbilir ananı ne güzel sikiyordur baban… Hem senin gibi fantezi de anlattırmıyordur. Biliyor musun aşkım? Onun bana bakışlarında bir gariplik seziyorum. Sanki beni, gelinini sikmek için can atar bir hali var.”

Bunu söylediğim anda kocam döllerini fışkırtmaya başladı. Aldığı zevk onu inanılmaz tahrik etmişti.

– “Nazan saçmalama, o benim babam. Etrafta başka adam mı kalmadı? Beni aileme karşı rezil mi etmek istiyorsun?”

Kocamın durumunu biliyordum. Siki bir defa kalktı mı tamamen sikinin kontrolü altına geçer ve gözü hiçbir şeyi görmez. Siki inince böyle konuşmaya başlamıştı fakat biraz önce bunun onun nasıl heyecanlandırdığını görmüştüm. Niyetim pes etmek değildi. Sikini tekrar avuçlarımın arasına alarak okşamaya başladım.

– “Evet kocacığım etrafta çok erkek var, biliyorum. Fakat babanla sikişmeyi arzuladığım kadar istediğim kimse yok. Onun beni sikmesini, oğlunun sikemediği amcığımı yarağa doyurmasını ve sıcacık döllerini içime fışkırtmasını nasıl istediğimi bir bilsen…”

Elimdeki yarak ilk tepkisini zonklayarak vermişti. Niyetim sıcağı sıcağına hazır sikişirken, kocamı bu işe razı etmek ve kayınpederimle ileride yakalanma korkusu olmadan rahatça sikişmekti.

– “Önündeki kabarıklığını nerde gördüm sanıyorsun? Bize geldikleri zamanlarda baban gözlerini benden alamıyor. Resmen bütün vücudumu gözleri ile soyuyor. Sikecek gibi bakıyor bana baban… Senin bunlardan haberin yok. Bana, memelerime, bacaklarıma baka baka kaldırdığı o koca yarağını gizlemek için adam ne şekillere bürünüyor. Orospu anan amını başkalarına, avukata siktirip gününü gün ediyor. Yazık değil mi adama aşkım? Ne olur sanki gelinini bir defa sikse?” dediğim anda kocam yine kazık gibi olmuş ve sikinin kontrolu altına geçmişti.

– “Of Nazan… Azgınım, orospu karıcığım benim… Tamam, istediğin gibi olsun. Seni siken erkek bir fazla olmuş, benim için fark etmez, sen zevkini çıkar. Ama bak… Benim bunlardan hiç haberim yok. Anlaştık mı? Eğer dediğin gibiyse, babamı baştan çıkarabilirsen, dilediğin kadar siktir kendini… Fakat bizim bu konuşmalarımız ve ilişkimiz hakkında, sikiştiğin diğer erkekler konusunda hiçbir şeyden söz etmeyeceksin ona… Anlaştık mı?” Boynuna sarılarak dudaklarına kocaman bir öpücük kondurdum.

– “Sen merak etme hayatım. Aramızda geçen her şey seninle benim aramda mezara kadar gidecek bir sır… Babana kendimi öyle bir siktireceğim ki, emin ol bir daha ananı sikmek istemeyecektir” dedim ve tahrik olan kocamla çıldırmışçasına bir sikiş yaşadık.

Düzenlediğim bu komployu ona daha sonraki günlerde anlattığımda biraz bozuldu ama sonra beni affetti. Kayınpederimle aramda bir engel kalmamıştı artık.

Dilediğim zaman, her canım sikilmek istediğinde eve çağırıyorum kayınpederimi… O da özlediğim koca sikini kaldırmış vaziyette,hazır kıta, koşa koşa körpecik gelinini sikmeye geliyor. Kim şüphelenebilir ki bizden… O benim kayınpederim, ben onun geliniyim. Hem mutfağımı da yapıyor, bahanemiz de var…

Her pozisyonda, evin her yerinde kendimi ona siktiriyorum. Ve akşam yatakta, o gün yaşadıklarımı ballandıra ballandıra, en ince ayrıntılarına kadar anlatıyorum kocama… O da gündüz babasıyla sikiştiğim yatağımızda, babasının sikmiş olduğu amcığımı yalıyor, onun beni nasıl siktiğini düşünerek azıyor, günün kapanışını da kocamla yapıyoruz.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

cinci hoca

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

cinci hoca

25 yaşında bir yıllık evli,uzun boylu,esmer güzel bir bayanım.Eşim muhasebeci olup evliliğimiz gayet iyi gitmektedir.tek eksiğimiz çok istememize,denememize rağmen çocuğumuzun olmaması idi.Doktorlara da gidip testler yaptırıyorduk. bir akşam eşim işten döndüğünde,heyecanla, bir arkadaşından duymuş,komşu ülke göçmeni çok meşhur bir cinci hocanın ilaç tedavisiyle insanları çocuk sahibi yaptığı ve bizim de gitmemizi istemesiydi.pek böyle şeylere inanmazdım ama onu kırmamak için peki dedim.Randevu almış bile, ve hemen hazırlanmamı istedi.
O gün banyo yapmıştım ve temiz iç çamaşır giymiştim, alel acele çıktık,taksiyle hocanın evine vardık, müstakil bir evdi ve bizi orta yaşlı bir bayan karşılayıp bir odaya aldı,biraz beklememizi ve benim muayene olacağımı öğrenince,biraz sonra, bir bardakta renkli bir sıvı getirdi,zehir gibi bir şeydi zorla içtim.az sonra da, hocanın bizi beklediğini söyledi,Eşarbımı takıp, içeri girdik,
her taraf kapalı kalın perdelerle çevrilmiş,tütsü dumanlı esrarengiz geniş bir salondu.çok etkilendim.zaten bu arada içim garip bir şekilde kavrulmaya ve sevişmek ister gibi bir havaya girmeye başlamıştım.bundan tedirgin oldum ve eşime söyleyemedim ve yanlızca vazgeçelim dedim ama olmaz geldik artık dedi.
hoca 55/60 yaşlarında, başı sarıklı,cübbeli, sakallı heybetli biriydi,divan gibi geniş bir yatakta oturuyordu. elini öptürdü,derdimizi eşim anlattı.birden başını sallayarak,hırıltılarla,dua gibi bir şeyler mırıldanmaya başladı,cinlerinle konuştuğunu söyledi.
birden durdu ve eşime, gitmesini,3/4 saat sonra gelmesini,kusurun bende olduğunu ve tedavi edeceğini söyledi.ben, hayır olmaz yalnız kalamam dedim,Çok kızdı,bağırarak, hemen defolup gitmemizi ve cinlerimin başımıza belalar açacağını söyledi.Eşim, bana, sakin olmamı, sabretmemi,sonunda muradımıza ereceğimizi söyledi ve hocadan özür ve af dileyerek çıkıp gitti.

Artık yanlızdık,Beni yanına çağırdı,korkudan titriyordum,elini öptürdü,yanına oturmamı istedi.Eşarbımı çıkardı,rahat olmamı,kendimi ona bırakmamı,beni tedavi edeceğini fısıldadı,hırıltılarla bir şeyler mırıldanarak,nefesini yüzüme doğru üfürmeye başladı,garip bir şekilde sanki esiri olmuştum ve her tarafım uyuşmaya başladı.elleri ile yüzümü sevmeye,saçlarımı ellemeye başladı,yavaşça beni yanına divana yatırdı.gömleğimin düğmelerini açarken karşı koymak istedim ama yapamadım ve çıkardı,boynumu, omuzlarımı ve göğüslerimi ellemeye sıkmaya başladı.Hiçbir şey yapmıyor,ruh gibi seyrediyordum.bu arada, içim bir hoş olmuştu sanki aşırı sevişmek istiyordum.
kot pantolonumun düğmelerini açarak çıkardı,iç çamaşırımla kalmıştım.bir müddet dualarla beni seyretti, yan çevirerek sütyenimi açtı ve çıkardı,üzerime çıkarak,dudaklarımı öpmeye,emmmeye başladı,dilini de kullanıyordu,nazikçe yapıyordu,aşağılara inerek, memelerimi avuçlamaya,ellemeye, uçlarını emmeye başladı,tahrik olmaya,inlemeye ve altında kıvranmaya başladım.beni adeta sarmalayıp,vücudumun her yanını elleyip okşayıp,sıkıyordu, çok güzel sevişiyordu,
Doğruldu, Kilodumu çıkardı, kendi de soyunmaya başladı, kıllı bir vücudu vardı ama şalvarını indirdiğinde, kocaman,patlıcan gibi, penisini görünce çok korktum.sıvazlayarak hemen ağzıma verdi,hiç bilmediğim için,almak istemedim ama zorla ağzıma soktu,emmemi yalamamı ve altındaki
yuvarlaklarını okşamamı istedi,dediğini yaptım,biraz sonra,ağzımdayken inleyerek ve sarsılarak boşalmaya başladı,yutmak zorunda kaldım,içim bulandı,bunların vitamin olduğunu ve faydasını göreceğimi söyledi,
Ama durmuyordu,beni ters çevirerek, sırtımı,öpmeye,yalamaya başladı,aşağılara inerek, popomu öpmeye,iki yana açarak arka deliğimi emmeye başladı,parmağını deliğime soktu,ilk defa böyle bir şey tattığım için çok hoşuma gidiyordu.Bu arad boşalmıştım bile, tekrar çevirdi.
iki bacağımın arasında, şeftalimin dudaklarını açarak,öpmeye, emmeye ve parmağını sokup çıkarmaya başladı, müthiş zevk alıyordum, bu arada g noktama da dil atıp beni çıldırtmaya başladı.çok tahrik olmuştum.artık girmesi için yalvarmaya başladım.
Doğruldu ve bcakaltımı omuzun alıp, penisini sürtmeye başladı,ben ise girmesi için yalvarıyordum,aniden içime girdi,acıdan içim yanmıştı ve çığlıklarım odada yankı yapıyordu.İçimde gidip geldikçe acım hafifledi ve müthiş zevk almaya başladım.çıkmasın istiyordum,bu arada meme uçlarımı elleyip hafifçe sıkıyordu,ne müthiş bir duyguydu bu, daha fazla dayanamayıp,ona sımsıkı sarılarak ve sarsılarak, boşalmaya başladım.biraz sonra o da,içimden çıkıp, homurtularla boşalmaya başladı.
Çok yorulmuştum.yanıma uzandı ve sarılarak çılgınca öpüşmeye başladık.
Bu arada,yaşlı kadının içeri girdiğini ve biz öpüşürken, yanıma gelerek,hiç konuşmadan,kadınlık organımın içine bir sıvı döktüğünü gördüm,irkildim ama mani olacak gücüm yoktu.sadece seyrettim.daha sonra arka deliğimde da bir krem sürdü ve kadın çıktı gitti.
Hoca, bana,o sıvı,Çocuk olmasında yardımcı olacak diye söyledi.
bir müddet daha seviştik,Hoca, biraz sonra arkadan da,yapacağını söyleyerek, parmağını önce sokarak,deliğimi genişletti ve yavaş yavaş penisini sokarak girdi çok canım yanmıştı,çıkması için yalvardım ama sokup çıkardıkça,sanki acım dindi ve zevk te aldım.Memelerimi de sıkıp elleyince bu arada üçüncü defa boşaldım.arkamdan çıktı, yanıma uzandı. harika bir gece ve kadınlığımı tam olarak yaşamıştım.beni ve vücudumu harika bulduğunu,çok zevk aldığını söyledi bende öyle dedim.
Ama olumu kaldıracak halim yoktu.
Bu arada kadınlık organıma bir şeyler sürdü,bazı ilaçlar verdi ve bunları düzenli kullanmamı istedi.her ay gelmemi istedi.yaşlı kadın içeri geldi beni adeta çocuk gibi temizledi ve onun yardımıyla giyindim,eşimi beklemeye başladım.gelip beni aldığında, çok yorgundum ama çok mutluydum,dualar ettiğini ve ilaçlar verdiğini söyledim,tabi ki beni harika becerdiğini asla söyleyemezdim,bir sır olarak bende kaldı.Üç ay daha gidip hoca beni ayni şekilde becerdikten(istememe rağmen,içime hiç boşalmadı) sonra,verdiği ilaçlarla hamile kaldım ve bir oğlumuz oldu.Bazı arkadaşlara da tavsiye ettim.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Genç İri Kıyım Gay

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Genç İri Kıyım Gay
Hikayeseverler merhaba tekrardan karşınızdayım.Yaklaşık 6 yıl önce fatih isimli üniversiteli arkadaşla yaşadığım deneyimimi paylaşacağım.Fatih ıspartaya okumak için manisadan gelmiş 19 yaşında 185 boyunda 95 kilo iri yarı bir pasiflikten zevk alan gaydı.İnternette chat yaparken tanışıp kısa sürede sohbeti ilerletmiştikki o devamlı buluşmak isterken bende hem gizlilikten deneyimsizliğinden ve cüssesinden dolayı çekingen davranıyordum.Fatihte asla pişman olmayacağımı sexte sınırının olmadığını zevkten 2 mizde coşacağız deyince bende sonunda razı oldum buluşmaya.

Kendisi yurtta kaldığı için yer ayarlama işi bana kalmıştı.Genelde yakın çevreye gittiğim için burda uygun bi yerim yoktu.Şansımın yardımıyla acilen memlekete giden işyerinde stajyer elemanın ev anahtarını alıp fatihe haber ettim.Akşam kendini ayarlamasını temizlenmesini söyleyince çok mutlu oldu.Eve gidip bende duşumu alıp temizliğimi yapıp fatihle buluşmaya hazırdım.Aradığımda çarşıda beni beklediğini öğrendim hemen olduğu yere gidip araçla yanına durup içeri davet ettim. Sohbette yazdığından daha iri görünüyordu fatih.Eve doğru giderken tanışma faslını bitirmiştik neredeyse.

Aracı park edip sessizce daireye girdik.Tekli koltuğa oturup sohbete başladık.10 dk dan fazla konuşmuş bir türlü olaya başlayamamıştık.Normalde çekingen olmazdım ama fatihin iriliği ve içimdeki düşüncelerden dolayı sex kısmına geçemeyince fatih hani çekingen değildin biriyle buluşurken ilk adımı atardın deyince bozuntuya vermeden ben çekinmiyorum sadece sende alış diye konuşuyorum deyince ben sana yazışırken alıştım çok etkilendim sohbetinden demesiyle bendede ipler kopuverdi.Ayağa kalktığım gibi fatihin önüne geldim ve madem alıştın başlayalım deyip elini aletime götürüverdim.Fatihte bunu beklermişçesine hemen önümde diz çöküp pantolonun üstünden elleriyle okşamaya başladı.Bir süre eli ve ağzıyla okşadıktan sonra kotun düğmelerini çözüp boxerla beraber aşağı indiriverdi.Penisim tüm sertliği ve ihtişamıyla karşısında dururken bir süre bakıp yazdığından daha kalınmış deyince bizde yalan yok dediğim gibi 15 cm kalın 😀 aynen dedim..

Bir süre yavaş yavaş hissederek yaladıktan sonra elini aşağı çekip başını tuttuğum gibi kendim öne arkaya hareketler yaparak ağzını sikmeye başladım.Arada dibine kadar sokup fatihi öğürtsemde hiç ses etmedi zevk aldığımı bildiği için.Yeteri kadar bunu sürdürdükten sonra fatihe kalk dedim.Koltuğa oturup soyunmasını izlerken bir yandanda aletimi 31 çeker gibi sıvazlamam onu dahada delirtmiş hızlı hızlı giysilerini çıkartıp tekrardan yere çömelip inanılmaz şekilde oral yapmaya devam etti.Sohbettede zaten kilosu yüzünden sevişmekten hoşlanmadığını oral yapmaktan çok zevk aldığını çoğu zaman ilk boşalmayı oralla yaptırdığını eğer partnerinin penisini severse sabahlara kadar yalayabileceğini söylemesi yetmişti bana.Anlaştığımız gibi ilk seferi oralla boşaltacaktı boşaldıktan sonra bende deliğini hazırlayacak o sürede tekrar sertleşip içine girecektim.

Oral yapmaya başlayalı 15 dk olmuş fatih yılmadan o güzel saxosunu sürdürüyorduki taşşaklarımı yalamaya ağzına alıp içine çekiyor bazende deliğime odaklanıp diliyle içine girmeye üstünden dil darbeleri atıp tekrardan yukarılara çıkmasıyla iyice tavan yaptım. Boşalacağımı anlayınca hemen penisimi ağzına alıp hızlıca sadece başını hareket ettirince resmen titreyerek bir anda ağzına döllerimi bırakmaya başladım.1 damlasını bile ağzından taşırmadan yutup tadı harikaymış ben buna bu akşam doymam deyip yerinden kalkıp yan taraftaki 3 lü koltuğa yatıp bacaklarını ayırınca zevk verdirme sırasının bende olduğunu anladım.

Hemen fatihin arkasında yerimi almış muhteşem deliği karşımda duruyordu.Önce dil darbeleri atmaya başladım yavaş ve içine girer şekilde.Bir süre bunu yaptıktan sonra ellerimle kalçasını 2 yanından ayırıp tamamen kendimi kaptırmış halde dil darbeleri atmaya başlayınca fatih çok güzel devam et durma asla diyerek arada başımı tutup deliğine bastırmaya başlamıştı.Dilimle genişletemeyeceğim kadar dar olduğu için parmaklarımıda kullanmaya başladım.İşaret parmağımdan başlayarak yavaşça sayıyı arttırarak 4-5 dk içinde deliğin genişlemesini sağladım.Artık hazır hale gelmişti ve hemen prezervatifi geçirip arkasındaki yerimi almıştım bile.

Penisimi deliğe hafifçe ittirmemle başını sokmam bir oldu.İlk anda hafifçe bi irkilme yaşadıktan sonra fatih kasmadan hepsinin milim milim içinde ilerlemesini bekliyorken bende acıtmamak için gayet yavaş hareket ediyor çok abanmadan hafif ileri geri şekilde sokmaya çalışıyordum. Bu şekilde yapa dururken artık tamamen içine girmiş kökünü hissettiği anda fatihten koca bir ohhh sesi gelmişti.Vucudunun iri olması omuzundan kolayca kavrayabilmeme olanak sağladığı için hemen ordan güç alarak ileri geri hareketlerle sokup çıkarmaya başladım.Aletimi tam çıkartıp bakmadan doğruca ileri hareket ettiriryor her nasıl oluyorsa fatihin deliğine 1 seferde girip çıkmamdan dolayı inanılmaz gaza geliyordum.Normalde bunu bakmadan arka arkaya pek yapan olmaz çünkü.Bu şekilde tümünü çıkarıp bir hamlede sokar şekilde bu pozisyonda en az 6-7 dk kaldık.Ben yüklendikçe o ohh çekiyor onun rahatlaması beni daha da gaza getirip makina gibi ardı ardına sertçe sikmenin keyfini çıkarttırıyordu banada.

Yorulduğunu anlayınca koltuğa uzanmasını istedim.Hemen üzerine yatıp aletimin yolunu kendi kendine bulmasıyla tombul kalçalarının arasında şap şap sesleri eşliğinde ritim tutturup arada da deliğin içinde aletimi hareket ettirip dinlenerek baya bir süre siktim.Fatih tamamen zevke odaklanmış har darbemde daha derine sok daha hızlı ol sik beni kocacım gibi şeyler söylemesi dahada cezbedici hal aldırdı bana.Hafifçe doğrulup kalçasına oturduğumdada kalçasına tokatlar atarak bende ona kelimelerle karşılık vermeye başladım.Bir yandan aletimi deliğin derinlerine itip çekiyor bir yandanda kalçalarına sırayla tokatlar atmam 2 mizide değişik duygulara çıkarmaya yetmişti.Olayın etkisiyle dahada devam edemeyeceğimi anlayınca boşalacağım dememle fatih ağzıma boşal deyip tam ters şekilde döndüğü an hemen öne doğru hareket edip olanca şiddetle 2. kez döllerimi ağzına yüzüne boca etmeye başladım.

Önce ağzındakileri tutup sonrada yüzüne taşanları itinayla parmağıyla toplaması ve onlarıda yutmasıyla rahatlamış göbeğine doğru oturduğum an anlık bi irkilme oldu.Arkama doğru dönünce fatihin sikilmenin verdiği zevkten dolayı sert ve kocaman penisini görüp inanın şok oldum.En az 18-19 cm civarı muz şeklinde mantar başlı eğri penis resmen sırtıma değiyordu.Sohbet sırasında o benimkini sorduğunda bende ona sormuştum kaç cm diye ama ben p yim benim penis ebadım önemli değil ayrıca sertleşmez kolay kolay demesi o an küçük olduğunu bu yüzden söylemek istemediğini anlatmıştı ama gerçek öyle değilmiş.Tekrardan fatihe dönüp hayırdır ne bunun hali deyince valla bilmiyorum normalde sertleşmezdi ama bugün 2-3 kez sertleşti.İlk sertleşmem deliğini yaladığım an oldu ben yaladıkça penisim aşağıda inanılmaz hale gelince hemen bıraktım.Diğer sertleşmelerimde sen sikerken gerçekleşti deyince demek gerçektende zevk aldın o yüzden olmuştur demem fatihinde onaylamasıyla son buldu.

Seni rahatlatmamı istermisin diye sorunca gerek yok 3. boşalmanı beraber yaparız bende o sırada penisim sertleşirse boşalayım deyince ses etmedim.Bir süre dinlenip sohbet ettik.O konuşmalar içinde ilginç şeyler söyledi bana.Aktiflikten konu açıldığında önceden benim gibi a olabildiğini ama yanlış partner seçimleri yapıp psikolojisinin bozulduğunu ve 1 yıldan fazla süredir de hiç anal olarak aktif olmadığını penisinin çoğu zaman sex boyunca inik halde kaldığını falan anlattı.Nadiren kalktığını söyleyince partnerle alakalıdır beğendiğin biri yada bir şey olunca o eski kalkmalar oluyor deyince aynen sende onu hissettim deliğini yalarken gerçi sende ters etki oldu deliğinin yalanması hızlıca boşalmana neden oldu deyince 2 mizinde ummadığımız yönlerini ortaya çıkarıp içimizdeki şeylerin başlangıcı olmuştu.

Sohbet esnasında benimki tekrardan hareketlenmeye başlayınca fatih tebessüm ederek bırakalım benimkini ya burda görevini şahane yapan bir penis var deyip tekrar aynı döngüye girmiş ve olanca güzellikteki oral sexine yeniden başlamıştı.Artık uyumu tamamen yakalamış sanki bir çok kez görüşmüş partner gibiydik fatihle.2 tarafta ne istediğini olayın işleyişini bilince zaten sex keyif verir hale geliyor.Beni geriye doğru iterek yatırıp 69 yapmak istedi.Ben fatihin ebadından çekindiğim için yapmak istemedim ama fatih dirseklerini kenarlara koyup ağırlığını bana hiç hissettirmeyince sesimi çıkarmadım.Kalçasını tam ağzıma denk getirip kendide aletimi ayarlayıp pozisyonu alınca 2 mizde birbirimizi rahatlatmaya başladık tekrardan.Deliği iyice genişlemiş halde karşımda duruyorken dilimi yuvarak yapıp içine sokmaya başlayınca fatih tekrardan zevklenmeye başladı.Bir yandan dilimle masaj yapmam bir yandanda kalçalarına aynı anda vurmam acayip gaza getirmiş olmalıki fatihin penisinin inanılmaz şekilde kalktığını görmem zor olmadı.Hafifçe elimle tutup geri çekerek ağzıma girecek şekle getirince fatih bir an yapma dedi ama ben dinlemedim.Bu şekilde yüzüne boşalmayayım desede ben sorun değil yapmadığım bişey değil sonuçta sorun etme dedim.Kalkınca yapacağını söylemiştin ve kalktı işte deyince ya kusura bakma inan nasıl oluyor anlamadım senden kaynaklı galiba deyip mahçup hale gelmesi beni dahada etkilemişti.

Özür dilemene gerek yok erkeksin tabik**e kalkacak ayrıca benden etkilenmenden dolayı ben teşekkür ederim canın ne istiyorsa o şekilde davran demem fatihin içindeki ateşi körüklemişti. Aletime öyle bir yumulduki kıtlıktan çıkmışçasına yalıyor köküne kadar alıp elleriyle hızlıca sıvazlayarak beni benden alıyordu.Arada taşşaklarıma iniyor var gücüyle içine çekip deliğimde dilini gezdirip kalçalarımı kenara ayırıp deliğimin nefes alacak şekilde açılmasını sağlaması iyice kudurtmuştu.Bende bazen aletini bazen deliğini yalar halde zevkten kuçuyordumki akıl almaz şekilde yaptığı oral ve masaja daha fazla dayanamayıp boşalmaya başladım.İliğimi sömürdü fatih o boşalma anında resmen.Boşalmam bitmesine rağmen dizlerimin titirediğini görmem ne kadar zevk aldığımı belli ediyordu.

Erken oldu dayanamadım inan normalde bu şekilde gelmem ama sen mükemmel yapıyorsun boşalmayı tutmam gerekirken olanca şekilde bunu hızlandırmak istiyorum yaptığın saxodan dolayı diyordumki fatih teşekkür ederim saxo yu seviyorum aletine bayıldım o yüzden oral yaparken kendimi kaybedip senide hızlıca gaza getirdim sanırım dedi.Ben boşaldım sıra sende dediğim gibi inmeye yüz tutmuş aletini ağzıma alıp aynı fatihin yaptığı gibi yalamaya başladım. Kısa sürede ağzımda olmayacak derinlere ulaşan penisinin sertliğine hayran kalmıştım. Üstümden bir çırpıda inen fatih yere diz çöküp beni döndürüp koltuğun önüne doğru getirdi ve deliğimle ilgilenmeye masaj ve dil darbeleri atarak gevşetmeye başladı.İçimden aktif olmak istediğini o an geçirdim ve aletinin ebadından dolayı biraz çekindim açıkçası ama fatihte o yönde bir işaret yoktu.

Deliğime öyle yavaş davranıyorduki ben kısa sürede yaptığı yüzünden zevk almaya başlayıp inlemeler çıkarınca fatih hoşuna gitmiyor sanıyordum ama sende dayanamıyorsun ben gibi deyince inan çok sevmem önceden de yalayanlar oldu ama hiç birinde bu derece kendimden geçtiğimi hatırlamıyorum dediğim an fatih o soruyu sordu.Aktif olmama izin veririmisin diyerek.Aslında korkuyordum o an ama fatihi kırmamak ve gerçektende en azından ruh halini yola koymak adına ve sanırım zevk alacağımı bilmemden dolayı sen istedikten sonra bende isterim sadece yavaş ol demem inanılmaz şekilde hoşuna gitmiş sen merak etme hissetmeyeceksin bile deyip dahada iştahla deliğime yumulmaya başlamıştı.

Artık sadece dili değil parmaklarıda çalışıyordu.Ellerimi tutup kalçalarımdan 2 yana çektirdiği an deliğimin nefes aldığını hissettim resmen.Parmak sayısının arttığını görüyordum ama kaç parmağını soktuğunu bilmiyordum.Sanırım istediği kıvama getirmişti bana ayırmaya devam et deyip prezervatif geçirdi penisine ve hemen yerden kalkıp ağzıma doğru gelerek soktu o haldeyken.Olanca tükürüğe boğduktan sonra tekrardan deliğimin karşısında yerini alıp başını dayayınca kalbim dahada hareketle atmaya başladı.Girişini hissetmiştim çok da zorlamadan yolunu bulmuştu.Sanırım yarısına kadarı içimdeydi artık.Hafifçe geri çekilip aynı benim yaptığım şekilde ilerleyerek yarıdan fazlasını soktuğu an hafif bir acı hissettim.

Fatih hareket etmeden çok az bekleyip bir anda yüklenince vücudunun tenime değdiğini hissettim.Hepside artık içimdeydi.Şuan inanılmaz haldeydim.O devasa penis tamamen derinliklerimde geziyordu resmen.Yavaşça geri çekilip hızlıca sokmaya başlayınca ellerimi kalçamdan çekip ayaklarımı kendime çektirmeye başladı.Ardı ardına sertçe sokmaya başladığında o utangaç pasif gitmiş yerine devasa cüssede ve güçte sert aktif gelmişti.Bir süre bu pozisyonda siktikten sonra öne eğilip belimden kavradığı gibi sanki bebek kaldırıyormuşçasına beni kucağına alıp ayağa kalktı.Boynuna ellerini dolamamlada alttan sokmalarına başladı.Sikerken en sevdiğim pozisyonda sikilmek benimde çok hoşuma gitmişti.Bir yandan dudaklarımı hunharca öpüyor bir yandanda avuçlarının içinde kaybolan kalçalarımdan tutmuş beni kendine çekip aşağı yukarı hareket ettirerek dibine kadar geçiriyordu.

Ne kadar bu şekilde yaptık bilmiyorum ama inanılmaz zevk alıyordum orası kesindi.Bir hamlede ben yere indirip koltuğa doğru ellerimi dayadı ve tekrardan içime sokup sertçe yüklenmeye başladı.Elleri ise arada belimde arada omuzlarımda duruyor bir ordan bir omuzumdan güç alarak kendine olabildiğince hızlı çekerek hepsini içimde kökleyerek hızlandıkça hızlandı.Sanırım uzun aradan sonra aktif olmanın zevkini sonuna kadar çıkarmaktı amacı bunuda bende yapma şşansı doğmuştu fatihe.Arkamdan iyice kavramış her yüklenmesinde koltuğun sırt kısmına ağzım geliyor sonra beni kendine çekerek dibine kadar vurduruyorduki bir anda itip uzanmamı sağladı. Yavaşça üstüme uzanıp elleriyle koltuğun baş kısmından destek alarak ağırlığını bana vermeden sadece içime girip çıkmaya başlayınca tekrardan zevkten 2 mizde homurdanmaya başladık.O aktifken zevk alması normalken ben neredeyse uzun zamandır p iken bu denli zevk almamıştım bunun şaşkınlığını yaşıyordum.

Fatih giderek hızlanmış artık kalçamda hafiften ağırlığını hissetmeye başlamıştım ki bir anda üstümden kalkıp prezervatifi çıkardığı gibi elleriyle başımı tuttu ve ağzımda gidip gelmeye başladı.Benim ona yaptığımı yapmak istediği bariz bir şekilde belli oluyordu.Penisi uzun olduğundan gırtlağıma kadar değiyordu neredeyse zaten hepsi girmiyordu o ittirmelerine karşın.En son tamamen sokmaya çalıştığı an bir anda kendini geri çekerek ağzıma yüzüme doğru bağırtılar eşliğinde şiddetle hortumdan su fışkırıyormuşçasına boşalmaya başladı.Ağzıma girenler bile benimkinin 2 katıyken yüzümde döl içerisindeydi.Heryeri zevkten titriyordu sanırım onunda bir süre o şekilde kaldıktan sonra yüzüme doğru eğilip diliyle kendi döllerini temizleyip ağzında tuttu.2miz aynı anda yutkunarak döllerinin tadına varmıştık. 2mizde yorgun düşmüştük resmen.Fatih ardı ardına yaşattıklarım için teşekkür ederken bende gerçekten umduğumdan kat kat daha fazla zevk aldığımı yaşamadığım şeyleri yaşattığı için ona teşekkürlerimi bildirdim.O akşamdan sonra fatihle fırsat buldukça görüşmeye başladık.Ispartada kaldığı 2 yıl boyuncada seximizi sürdürdük.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

arkadasimin annesi

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

arkadasimin annesi
ben 28 yasinda istanbulda ozel bir hastahanede anestezi teknikeriyim olayim bir okul arkadasimin annesiyle gecti bir gun aksamustu isten ciktiktan sonra arkadasimi ziyaret etmek istedim surekli gorustugumuz biri aradim acmadi evine gideyim dedim sonra aracima binip evlerine gittim kapiyi caldim ve annesi acti hosgeldin dedi buyur etti bizimki nerde dedim hollandaya gitti dun dedi arkadasi ucuz tur ayarlamis kiz arkadasiyla gitmis neyse derya abla kahve yapti ictik sohbet filan derken aksam beni bakirkoye birakirmisin dedi evde kimse yok arkadasimda kalirim dedi bu arada esi 7-8 yil once vefat etti olur dedim bu aksam nobetim yok dedim bennde sikildim hayirsiz oglan gitti filan dedi o arada bikac hafta once ameliyat olan restorantci bi abim canli muzik varmis yemege cagirdi davetlimsin misafirim ol dedi bizde yalan yok yakisikli filan degilim biraz gobek var kizlar bize bakmiyor bile yalnizbasima gitmek istemedim yok abi filan dedim neyse kapattik derya abla niye gitmiyosun dedi bilmem yalniz nappicam dedim ben geliyim ablam zaten sikildim dedi olur dedim eglenceli kadindi cok eglenecegimizden emindim aksam 8 de alirim seni dedim anlastik ve ciktim aksam 8 de ciktim kapisini caldim bikac dakika sonra actim ben daha hazir degilim dedi ama kendine cok yakisan dizinin altinda mavi bir elbise giymis beklerken arada gecti salonun ordan bacaklari dikkatimi cekti balik etli 1.75 boylarinda hafif kalcali irice goguslu kumral hos oturakli bir ablamizdir kendisi bbacaklari cok guzel gorunuyordu neyse giyindi geldi bendede bacak ve ayak hayranligi vardir abazayizda arada eskort filan cagiriyorduk eve ama araba alinca onun taksidini odemekten pek para kalmiyordu neyse restorana gitttik cok guzel bir masa sahnenin yaninda oturduk mezeler filan geldi 1 duble sarap istedi bende viski o yudum yudum iciyordu 9 da ordaydik saat 10 da sarabin yarisini yeni bitirmisti neyse 10 bucuk gibi telefonu caldi kalkti lavoboya dogru gitti biraz bekledim gelen yok garson geldi abi bakarmisin dedi bi gittim baktim derya abla hickira hickira agliyor neoluyor dedik babasi kaza yapmis ankarada annesi olmus babasi yogun bakimdaymis derya abla fenalasmaya basladi hemen arabaya bindirip benim hastahaneye goturdum nefes alamiyorum filan diyor arabada deli gibi agliyordu hemsireler sakinlestirici verdiler damar yolu actirdim birde serum taktirdim saat 12 gibi birdaha telefonu caldi ablasi ariyor babasida olmus aldikmi basimiza belayi sakinlestiricide fayda etmedi birda verdik acil eve gitmemiz lazim oglumu ariycam dediulasmaliyiz dedi nobetci doktora soyledim cikmamiz lazi diye sabah gondeririz dedi ama bizimki lutfen gidelim diyor bende doktora zaten yakinda kaaliyor bise olursa getiririm dedim tamam yanina sakinlestirici al damar yolunu cikarma fenalasirsa verirsin dedi ben sakinlestirici arti narkoz aldim eve gideerken uyuya kaldi onceden verdigimiz ilaclarin etkisiyla arabadan kucaklayip eve cikarmam gerekiyordu kucaklayinca sol elim baldirlarina dokundu tuglerim diken gibi oldu cok degisik bir histi asansore bindirdim ayklarini yere indirip sarildim dusmesin diye konusamiyordu kollarim arasindayken gogus dekoltesi gozukuyordu aklim gitmisti bir taraftan kendime kiziyor diger taraftan cok farkli duygular vardi tekrar kucakladim 4. katta dairenin kapisina geldik cantasindan anahtarla kapiyi actim salona koltuga koydum derya ablayi etegi yukari dogru cekilmisti bacaklari dahada acilmisti kendimi tutuyordum

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

efendimiz….bl 1

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

efendimiz….bl 1
ilk tanıştığımız zamana döndüm bir anda… Kocamla yeni evli olduğumuz, çocuk olmuyor diye baskıyla ezildiğim, sonunda elimizde kocamın sperm sayısının yetersizliği yazılı bir raporla çaresiz kalakaldığımız zamana…

Tüp bebek, doktor tedavisi gibi şeyler bizim çevremizde asla kabul görmeyen konulardı. Hele elindeki laboratuar mühürlü tahlil sonucuna bile inanmıyordu kocam… Sık sık çocuk yapmayı denediğimiz, her türlü baharatı, bitki ilacını, karışımları denediğimiz halde bir türlü olmuyor, olmuyordu.

Neredeyse her gece diyebileceğim sıklıkta gittiği ve bana pek bahsetmediği toplantılardan birinden dönmüştü konuyu bana ilk açtığında… Gecenin bir yarısı beni karşısına aldı, önce tutuk tutuk, sonra ateşli bir şekilde uzun uzun anlattı.

Bir dergaha mürit olmuş. Efendi hazretleri diye bahsettiği şeyhin mucizelerinden, ne kadar nurlu bir zat olduğundan, en cahilinden en okumuşuna, en fakirinden en zenginine kadar bir sürü müridi olduğundan bahsetti.

“Ben derdimizi Efendi hazretlerine açtım Gül…” dedi sonunda… “Yarın seninle dergaha gidiyoruz. Seni yanına kabul etmeyi uygun gördü. O’nun şefaatiyle çocuk derdimiz kalmayacak.”

Şaşırdım önce… İtiraz ettim, olmaz dedim, kabul etmedim. Tahlil sonucunu çıkarıp gösterdim,

“Nasıl olur böyle bir şey? Tıp bu kağıtta senin çocuğun olmayacak diyor. Senin efendinin duasıyla olacak şey midir?” dedim.

Ne yaptıysam kar etmedi. İtiraz ettikçe öfkelenmeye, kırıcı olmaya başladı. Ben de dirliğimiz bozulmasın, gidelim de görsün hanyayı konyayı diye düşünerek zorlamayla kabul ettim.

“Yalnız hazırlanman lazım Gül… Tertemiz, misler gibi aklanıp paklanman lazım… Ev haliyle koskoca Efendimizin huzuruna çıkamazsın. Yıkanıp kokulanacaksın, allığını rujunu süreceksin, en yeni giysilerini giyeceksin, bayramdır bizim için…”

Ben de bütün dediklerini yaptım içimden kıza kıza… Alt tarafı iki dua okuyacak adam, benim vücut temizliğimle ne alakası var diye düşünsem de, üstümde kıl tüy bırakmadım, kokular kremler sürdüm, makyajımı hafifçe yaptım. Düğünümde giymem için nişan tepsisiyle gelen dantel iç çamaşırlarımı geçirdim. Biraz diz altı, belimin inceliğini, göğüslerimin kabarıklığını ortaya çıkaran parlak bir elbise giydim.

“Çok güzel oldun Gül” dedi kocam gözleri parlayarak, beni baştan aşağıya süzerek… “Efendi hazretleri bu halinle seni mutlaka kabul eder. Hadi gidelim, dergahta bizi bekliyorlar.”

Arabaya binip kocamın Dergah dediği çiftlik evine gittik, kapısından içeriye girdik. Yüksek duvarlarla çevrili bir arazinin ortasında kocaman bir villa… Kapısı açıldı, kocam açanlarla selamlaşıp önde, ben arkasında içeriye girdik.

Üst katta, önünde iki adamın beklediği bir kapı açıldı. Kocam temennalarla, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, saygıdan titreyerek, ben merakla etrafıma bakınarak daldık.

İlk gördüğüm şey, Efendinin simsiyah, yakıcı gözleri oldu. Az öncesine kadar bitse de bir an önce, kaçsak diye düşünürken bir anda her şey gidiverdi aklımdan…. Sanki büyülenmiş gibi, o siyah gözlerin cazibesine kapılmış gibiydim.

Neden sonra oturduğu taht benzeri koltukta bağdaş kurduğunu, üzerindeki cübbeyi, bembeyaz sarığını, elindeki kocaman tesbihini görebildim.

Ve siyah gözleri kadar kara kıvırcık sakallarını, kemerli burnunu, dua ile kıpırdanan dudaklarını, tesbihi kavrayan güçlü ellerini… Ve illa o içime işleyen, delen, okşayan bakışları…

Bir zaman derin bir sessizlik oldu ortamda… Sadece Efendi hazretlerinin dua ettiği aşikar, ne dediği belli olmayan mırıldanma sesi vardı.

“Kapıları kapatın” diyen gür sesi yankılandı sonra bir anda… “Bu katta kimse kalmasın.” Adamlarına söylüyordu bunu, kocama da işaret etti, “Sen de bizi aşağıda bekle… Duamız bitene kadar… Tesiri olması için huzur olmak gerek, yoksa hükmü kalmaz ettiğimiz duanın…”

Herkes, kocam dahil, hürmetle geri geri giderek çıktı, kapı arkamızdan kapandı, ben Efendi ile başbaşa kalıverdim bir anda… Loş bir ışık yayılan salonda sadece bizim olduğumuz bölüm biraz aydınlık kalıyordu, diğer her köşe karanlıktı.

Bir kibrit yandı Efendinin elinde, uzun bir çubuğu ateşlediğini gördüm. Önündeki sehpada duran ayaklı kadehi gösterdi tesbihli eliyle…

“Diz çök yavrum. Bu kadehteki okunmuş sudur. Bir nefeste içmen gerekir. Senin derdini biliriz amma, çaresini dermanını bu suyu içince göreceğiz.”

Şaşkın, etkilenmiş, robotumsu adımlarla yaklaştım, koltuğunun önünde diz çöküp sehpadan kadehi aldım, bir dikişte hepsini içtim. Bildiğimiz su gibiydi tadı, biraz garipti.

Efendi bu kez daha yakından bakıyordu bana… İçime işliyordu sanki bakışları, içimde bir şeyler eriyordu sanki… Az önce yaktığı çubuktan kıvrılarak dumanlar çıkıyor, ara sıra nefeslenerek dumanını bana doğru üflüyordu. Yüzüme kadar gelen duman bildiğim sigara dumanı değildi, bambaşka, değişik bir kokusu vardı.

Başımın hafifçe dönmeye başladığını hissediyordum. Sonra da içtiğim su midemi yakmaya başladı sanki… Karnımda minik bir ateşle başladı, sonra kasıklarıma yayıldı o sıcaklık, oralarım kavruluyordu adeta… Elimi apış arama atıp avuçlamamak için kendimi zor tutuyordum. Zonklamaya başlamıştı çünkü…

“Örtünü mantonu çıkar yavrum…” dedi sonunda… “İçtiğin su derdini gösterir oldu bize… İfritler musallat olmuş sana… Okunmuş su içinde yayıldıkça telaşa düştüler şimdi… Ayağa kalk da mantonu çıkar. Yamacıma gel. Okuyup üflemem lazım…”

Öyle derin, öyle buyurgan bir sesi vardı ki… O konuştukça titriyor, sürekli ürperiyordum. İçim alaz alaz yandığı halde tenimin bunca ürpermesinin nedenini çözemiyordum bir türlü… Kocama itiraz ederken burnuna dayadığım tahlil raporu aklıma bile gelmedi bu yüzden…

İtiraz etmeden, büyülenmiş gibi yavaşça kalktım. Başımdaki örtüyü titreyen parmaklarımla çözdüm. Yere bıraktım öylece… Sırtımdaki uzun mantoyu da… Efendinin huzurunda kocamın giydirdiği parlak dar elbiseyle, belime kadar uzanan kumral saçlarımla kalakaldım. Keşke biraz daha kapalı giyinseydim, adama ayıp oldu böyle diye geçirdim içimden…

Parmağının işaretiyle yanına iyice yaklaştım. Ateşi sönmeye yüz tutmuş çubuğundan son bir nefes çekip dumanını bıraktı yine… Onun ağzından çıkan duman benim ciğerlerime doldu.

Offf… Başım öyle bir dönüyordu ki… Utanmasam, çekinmesem Efendi hazretlerinin omuzlarına tutunabilirdim. Onun yerine dizlerim titreyerek, yere yığılmamaya çalışarak hemen önünde dikildim. O koltuğunda oturuyor, bense önünde ayakta bir süre durduk. Yine o dudaklarındaki mırıltıyla durmaksızın bir şeyler okuyordu.

Mırıldanmayı kesti sonra, iki eliyle hafifçe belimi tuttu. Başını iki yana sallayarak nefesini üfledi. Ellerinin temasını hissedince ben de nefesimi koyuverdim. Dudaklarımdan bir inilti çıkıverdi istemsizce…

“Ohhhh…” Ne oluyordu bana böyle, anlayamıyordum. Adamın parmakları ince kumaşlı elbisemin üzerinden tenimi ateş gibi yakıyordu. Gözlerim yarı kapalı, içimde bir ateş, onun parmaklarında bir ateş, kavrularak olacakları bekliyordum sadece…

“Biraz rahatladın değil mi yavrum?” dedi mırıldanmaya ara verip…

Dudaklarımı ısırarak başımı evet anlamında sallayabildim sadece… Rahatlamak sayılmazdı ki bu, karnımdaki ateş daha da artmıştı sanki…

“Rahatladın ama sadece biraz, değil mi? Şimdi üstündeki esvabı çıkaracaksın. Üstünde entari olunca tesiri olmuyor, ifritlere tam ulaşamıyorum. Şu köşedeki divana uzan sonra da… Utanmana gerek yok. Bizim işimiz dua ile… Karanlıkta fani bedeni görmeyiz bile, bizim işimiz sadece içindeki kötülükle… Haydi yavrum…”

Gösterdiği divana doğru yürüdüm yine robot gibi… İçimi kavuran ateşin söneceği umuduyla, rahatlama kaygısıyla… Elbiseyi bir hamlede sıyırıverdim üstümden, üzerimde sadece dantel sütyen ve külot kaldı. Tam uzanırken seslendi yine,

“Ne varsa dedim kadın… Esvap derken ne varsa dedim, hiç bir şey kalmayacak.”

Kocam geldi gözümün önüne, alt katta bekliyordu beni… Evliydim ben… Nikahlı kocam aşağıdaydı. Bense burada yabancı bir erkeğin önünde çırılçıplak kalıyordum. Utanarak, sıkılarak da olsa bir iki kelime mırıldanmaya, sıkıntımı anlatmaya çalıştım,

“Efendim… Kocam…” Elini şöyle bir sallayıverdi havaya, gülümsedi. O tok, buyurgan, içime işleyen sesiyle kısa bir vaaz verdi oracıkta,

“Sakın kocanı aklına bile getirme yavrum… Bugünden sonra sen de katıldığın bu dergahta öğreneceksin ki, kocan da, sen de, diğer herkes de kadın erkek benim talebelerimsiniz. Ben ne dersem o olur. Bu dünyada bana koşulsuz itaat edeceksin ki, diğer dünyada sana şefaat edecek biri olsun. Şimdi… İlk defa geldiğin için bu defalık seni hoş gördük. Dediklerimizi hemen, aynen yapacaksın. Yoksa cehennem seni bekliyor, haberin ola…”

Çaresiz, itiraz etmeden dediğini yaptım. Başım döne döne, edilen dualara, beni gözlerden saklayan karanlığa güvenerek üstümde giysi olarak tek kalan çamaşırlarımı da çıkardım ürpererek… Külodumun ıslaklığını o anda fark ettim. İçimdeki ateşten midir bilmem, kadınlığımdan sular akmış, külodum sırılsıklam olmuştu.

İlk defa kocamdan başka bir erkeğin yanında çırılçıplak kalıyordum. Utanarak, büzülerek divana uzandım emrettiği gibi… Bir elimle göğüslerimi, diğeriyle avret yerimi kapamaya çalışıyordum.

Taht misali koltuğundan kalktı, ağır adımlarla, mırıldanarak yanıma geldi. Ürkerek karanlığın içinde beni göremeyecek olan Efendinin hareketlerini izliyordum. Birden ellerini kaldırıp iki kez çırptı, yankılanan alkış sesiyle başucumda bir lamba yanıverdi.

“Ellerini çek, kollarını iki yana uzat yavrum… Rahmini üflemem lazım, engel olmaması lazım…”

Öyle utanıyordum ki… Koruyuculuğuna güvendiğim karanlık kaybolmuş, lambanın ışığında tamamen gözlerinin önündeydim. Adamın delen bakışları çıplak bedenimde baştan aşağıya dolaşırken tenim ürpererek öylece yatıyordum önünde… Anadan üryan…

Uzun uzun okudu, üfledi, mırıldandı. Tüm bedenimi sıcak nefesiyle üfleyerek dolandı. Her yerim titremeye başladı. Kendime bir türlü hakim olamıyordum. Beynimden her şey silinmiş gibiydi sanki… Sadece içimdeki ateşi duyumsuyordum. Kasıklarımı yakan ateşi…

“Titriyorsun. İfritler telaşa düştü. Çıkmak üzereler… Az kaldı yavrum…” diye beni teskin edercesine mırıldanıyordu arada…

Fakat o davudi sesi titremelerimi arttırmaktan başka bir işe yaramıyordu. Elinin birini karnıma koydu hafifçe… Sıcaklığı deldi geçti sanki… İnleyiverdim.

“Ohhh… Efendim…” Çıplak karnımda elinin, parmaklarının okşarcasına, tüy gibi teması bitirdi beni… Elini sımsıkı tutup kendime iyice bastırmamak, apışarama götürmemek için kendimi zor tutuyordum.

“İçindeki bütün ifritler senden çıkıyor şimdi, elimden akıyor yavrum… Buraların yanıyor değil mi şu anda?” Elini göbeğimden aşağıya indiriyordu Efendi… Tam da istediğim gibi, zevkle kıvrandım,

“Evet efendim…” diyebildim dudaklarımı ısırarak, gözlerim yarı kapalı, içimden yükselen çığlığı bastırmaya çalışarak… “Çok yanıyor hem de…”

İki eli de üstümdeydi şimdi… Biri karnımda iken diğeri kasıklarıma indi yavaş yavaş… Temizleyip pırıl pırıl yaptığım üçgenimin üzerine kapandı parmakları… Büyük bir zevkle kasıldım. Oh, çok güzeldi. Parmaklarının teması ateşimi alıyordu sanki biraz biraz… Parmakları kasıldı, avuçlarının içine aldı fındığımı…

“Şimdi nasıl? İyi geliyor mu? Çıktıklarını hissediyor musun şimdi?” Sıkıp sıkıp bırakıyor, adeta yoğuruyordu. Zevkten bayılacak gibiydim. Kekeliyordum,

“Evet… Çok… İyi geliyor…!”

İçimden çıkan tek şey, Efendimin parmakları okşadıkça akan zevk sularımdı aslında… Ve o parmaklar benim içimden akan su ile ıslanmış vaziyetteydi. Elini kaldırıp yüzüme yaklaştırdı parmaklarını…

Gördüm. Sanki sperm akmış gibi bir sıvı vardı parmaklarını kaplayan… İnanamıyordum. Kocamın altında yatıp, o çocuk olması için üstümde debelenirken içimden böyle sular aktığını bilmezdim oysa…

Kocamın altına yatmak, yapmam gereken bir görevdi o kadar… Oysa bu adam sadece parmaklarını kullanarak beni zevkten zevke sürüklüyor, delirtiyor, kıvrandırıyor, içimden sular çağlamasına sebep oluyordu.

“Görüyor musun ıslaklığı? İçindeki ifritler salıyor bu suyu… Şimdi bu suyu tekrar geldiği yere koymamız lazım… Ancak o zaman rahatlayacaksın yavrum… Benim ellerim ıslak… Sen şimdi şu şalvarın uçkurunu çöz bakalım.”

Cübbesinin yakaları ikiye açılmış, ayağındaki şalvarını bağladığı ibrişim uçkuru gösteriyordu bana… Titreyen ellerimle ipi çözdüm, şalvarın beli gevşedi. Divanın üzerinde diz çöktü, beni de bacaklarımdan tutup kendine çevirdi.

Bacaklarım ikiye ayrılmış, Efendi de arasında duruyordu. Elini tekrar apışıma uzattı, ıslaklığımdan aldı, şalvarının önüne götürdü. Gözlerini benden ayırmıyordu bunları yaparken… Dudakları durmaksızın mırıldanıyordu. İyice yaklaştı sonra… Apışımda onun sıcaklığını, sertliğini hissettim.

Erkeklik organı üçgenime dayanmış vaziyetteydi. İçimde fırtınalar kopuyordu. Hiç bir şey düşünecek halim kalmamış, başım dönüyor, bacaklarım kollarım titriyordu.

Aklımda, beynimde sadece onun kapıma dayanmış erkekliği ve benim kan dolmuş kadınlığım vardı. Onların buluşmasından başka bir şey istemiyor, düşünemiyordum. Hasretle, arzuyla, titreyerek bekledim.

“Biz biliyoruz yavrum… Bize malum oldu. Kocan maalesef çocuk yapamaz, yetersiz… Şimdi… Bunu yaparsak, hem ifritler çıkacak, hem de çocuk sahibi olacaksın. Ama senin rızanla olmalı… Ne dersin kadın? Rızan var mıdır? Yapmamı ister misin?”

Ohh… O anda aklımda ne çocuk meselesi, ne kocam vardı.Dünyayı görecek gözüm yoktu. Sadece ve sadece kapıma dayanan o sıcak sertliğin içime girmesini, yangınımı söndürmesini istiyordum.

“Evet…” diye fısıldayabildim boğukça… Sonra O’ndan bir hareket gelmeyince duymadığını düşünüp yüksek sesle, göz kenarlarımdan yaşlar süzülerek tekrarladım,

“Evet efendim… Rızam vardır. İstiyorum… Çok istiyorum… Yalvarırım…”

Ve bana doğru gelmeye başladı Efendim… Kapımı zorladı, bastırdı, birazı girdi, biraz daha… İçimden akan ifrit sularıyla biraz kayganlaşan erkekliği zor girebiliyordu içime…

Bacaklarımı açabildiğim kadar açtım, girişini kolaylaştırmaya çalıştım. Biçare vajinam kocamın iki parmak genişliğindeki sertliğine alışmıştı. Bu muhteşem büyük organı almakta zorlanıyordu.

“Rahat bırak kendini yavrum… Rahat bırak ki arzumuza nail olalım.”

Elleri kasıklarımda dolanıyordu bunları söylerken… Karnımı okşayarak yukarılara çıktı, göğüslerimi pençeleriyle kavradı. İrice memelerim onun çelik parmaklarının arasında ezilince gözlerim karardı,

“Ahhhh…” diye inledim. “Efendim… Efendim…”

Kuruyan dudaklarımla sürekli inliyor, mırıldanıyordum. Yarısına kadar girdiğinde beynimde şimşekler çaktı.

“Çok dar yavrum… Bizi zorluyor girişin… Uhh… Çok dar…” diye diye bir hamlede yüklendi üstüme…

Bir anda abanınca benim çığlığım Efendimin ıhlamasına karıştı, boynuna sarılıverdim. İçimde sanki kol gibi bir sertlik kasıklarımı delercesine, dibime kadar girmişti. Kocaman başının rahim duvarlarımı zorladığını, yumruk gibi dayandığını hissettim.

Bir an hareketsiz durdu, sonra yavaşça hareket etmeye başladı. O kolum kalınlığındaki erkeklik organı içimi yaka yaka, duvarlarımı esnete esnete gidip geliyordu.

Etimiz birbirine alışmıştı artık… Durmadan akan ifrit sularım onun mübarek aletini kayganlaştırıyor, içime girip çıkışını bir parça kolaylaştırıyordu. Fakat ben yine de altında zorlanıyordum.

“Ohhh… Efendim… Ölüyorum ben…” diyebildim gözlerim zevkten kaymış bir halde… Dayanamaz hale gelmiştim, gerçekten kendimi ölecek gibi hissediyordum.

“Evet yavrum” diye mırıldandı kulak mememde… “Yarım ölüm dedikleri bu… Şu anda sana cenneti gösteriyorum ben… Bana hep itaat edersen, böyle cenneti göreceksin. Oh benim güzel yavrum… Şimdi kocanın veremediğini vereceğim sana… Senin verimli tarlanı sürdüm, hazır hale getirdim. Şimdi senin mümbit topraklarına tohum ekmek üzereyim. Çocuk sahibi olmak üzeresin… Hazır mısın yavrum?”

Hareketleri hızlanmıştı Efendimin… Toprağımı işleyen kazması içime girip çıkıyordu sürekli… Nefesi sıcak sıcak boyunlarımda dolaşıyor, mübarek sakalı gerdanımı, elleri göğüslerimi okşuyordu. Kendimi kaybetmek üzereydim. Sorusuna zorlukla yanıt verebildim,

“Ha… Hazırım efendim… Siz nasıl isterseniz…”

Kollarım efendinin boynuna dolanmıştı. Omuzlarına sıyrılan cübbenin yakasından içeri sokmaya çalıştığım ellerimle kaslı sırtını arada okşuyordum. Üstümde ağırlığını, içimde taş gibi sertliğini hissetmekten mutluydum. Ve o sertliğin içimi, diplerimi okşayarak gidip gelmesi… O korkunç, öldürücü zevk duygusu…

Gözlerim karardı. Dediğim oluyordu galiba… Ölüyordum. Bütün vücudum kasıldı bir anda… Kollarım boynuna kilitlendi, bacaklarım beline… İrice, kocamın bir yıldır yumuşatamadığı memelerim onun geniş göğsünde eziliyordu. Efendim üstümde gidip geldikçe göğsündeki ipek kılları benim memelerimi, parmak gibi kabarmış uçlarını okşuyordu bir yandan…

“Al yavrum…” diye hırladığını duyabildim o baygın halimle… “Bu bizim badelerimiz… Tarlanın tohumları içine akacak şimdi… Ohhh… Al yavrum… Bebeğini al içine… Ohhh… All…”

Ben sara nöbeti gibi kasılmalarla feryatlarla boşalırken efendim de kasıldı bacaklarımın arasında… Haşmetli erkekliğini bir bıçak gibi, mızrak saplar gibi gömdü içime… Sıcak tohumları içimi yakarak tarlama doldu. Bunu hissettiğimde ben kendimden geçtim artık…

Neden sonra kendime gelip gözlerimi açtığımda mübarek insan yine tahtında oturuyor, beni seyrediyordu. Onun giyinikliği karşısında çıplaklığımdan utanarak doğrulmaya çalıştım, elini kaldırıp dur işareti yaptı.

“Bir kaç dakika öyle sırtüstü yat yavrum… Badelerimiz işlerini görsünler, tohumlar toprağına iyice gömülsün, kendi hallerine bırak… Bırak ki, bebeğiniz hasıl olsun.”

Neden sonra kendileri işaret edince çırılçıplak yattığım yerden kalktım. Onun beğeni dolu bakışları altında, çamaşırlarımı yerden topladım, üzerime geçirdim. Giysilerimi sarsak hareketlerle zorlukla giyindim.

El çırpmasıyla yanan lamba sönmüş, salon yine o loş ışığa bürünmüştü. Çağırmasıyla yanına gittim, elini uzattı. Sanırım öpmemi istiyordu. Önünde diz çöktüm, mübarek elini alıp öptüm, başıma götürdüm. Minnetle… Şükranla…

Kalkıp kapıya çıktı, kocama seslenip gelmesini buyurdu. Kocam biraz ürkek, biraz merak dolu bakışlarla girdi salona…

“Haydi koluna gir karının evladım… Artık senin karın da bizim talebemizdir. Bize tabi oldu o da… İfritler karına musallat olmuş, bir kısmını zor çıkardık. Yorgundur, destek ol karına… Evinize gidin, dinlenmesini sağla.”

“Emriniz olur efendim…” dedi kocam…

“Yalnız… Bir kerede olmaz bu iş… Kafi değildir. Çocuğunuz olmasını istiyorsanız yedi gün, yedi akşam bana geleceksiniz. Bu yedi günde karın bana tabi olacak. Söylemem lazım değil herhalde, siz evde ayrı olacaksınız.”

“Emredersiniz efendim… Buyurduğunuz gibi yaparız.”

“Haydi bakalım… Şu zarfı da al, evinin iaşesine kullan. Bize itaatiniz hoşumuza gitti. Bundan sonra bir mertebe daha yükseldiniz, müjde vereyim size…”

Huzurundan çıktık. Arabamıza bindik, eve doğru yola koyulduk. Konuşmuyorduk hiç… Kocama verilen zarf ortamızda, vites kolunun yanında duruyordu. Kolumu kaldıracak halim yoktu ama, açıp baktım, bir hayli yüzlük para…

Dudaklarım titreyerek yola baktım, sonra da kocama… Baş dönmelerim, içimdeki ateş geçmişti artık… Dergahtaki o esrarengiz, mistik, büyülü havanın etkisi biraz kaybolmuştu. Gerçek dünyaya dönmüştüm.

“Ne oldu karıcığım?” diye sordu kocam… Ona baktığımı görmüştü.

“Yukarıda neler olduğundan haberin var mı senin?” dedim.

“Tahmin ediyorum. Hatta biliyorum diyelim. Efendimizin iltifatlarına mazhar oldun sen… Herkese nasip olmaz yavrum. Çok seviniyorum ben, sen de sevin.”

Elimi eteğimin altına götürdüm. Efendisinin içime akıttığı spermleri hala içimden akıyordu küloduma, sıcaklığını hissediyordum. Emniyet kemerini çözüp iyice daldırdım elimi, külodumdaki ıslaklığa… Efendinin bolca, bardak dolusu içime akıttığı sperm kalıntılarını parmağımla aldım. Sonra da çıkarıp kocama o spermleri gösterdim,

“Al sana Efendinin iltifatı… Efendinin koca sikiyle oluk oluk içime akıttığı döller bunlar, Efendinin spermleri… Bundan haberim var mı diyorsun? Nasıl bir kocasın sen? Karını Efendine ikram ediyorsun. Karını yabancı bir erkeğe siktiriyorsun, üstüne bir de para alıyorsun. Pezevenk misin sen?”

Kocam hiç konuşmadan arabayı yol kenarındaki bir boşluğa çekti, durdu. Bana doğru döndü. Gözleri parlıyordu. Aniden, hiç beklemediğim bir anda yanağıma bir tokat patlattı.

“Aptal…!” diye bağırdı bana… Elim attığı tokatın şiddetiyle yanan yanağımda, şaşkın şaşkın ona bakıyordum. “Sakın… Sakın ola bir daha duymayayım o sözleri senden…!”

Hala yanağımda duran ıslak elimi tuttu. Şaşkın bakışlarımın altında dudaklarına götürdü. Islak, spermli parmaklarıma öpücükler kondurdu, hatta uçlarını emdi. Yediğim tokadın acısını unutmuştum, gözlerim fal taşı gibi açılmıştı.

“Efendimizin badeleri bunlar… Bunları bize ihsan ettikçe cennete bir adım daha yaklaşıyoruz biz… Sadece sen yoksun, senin gibi daha niceleri var.”

“Ne? Ne yani? Başka kadınlar da mı var?” Gülümsedi,

“Kadınlar var… Erkekler var… Hatta hatta… Ben de varım. Anlamıyor musun? O bizim için kutsaldır. Onun içimize bıraktıkları bizi cennete götürecek. Ne kadar çok bade alırsak, cennete o kadar yaklaşıyoruz biz..”

Kulaklarıma inanamıyordum. Dinledikçe şaşkınlığım artıyordu. Kocamsa devam ediyordu konuşmasına,

“Evet… Ben de bir kaç kere mutlu oldum sayelerinde… Üst katta gizli odası var. Layık gördüğü talebesiyle o odaya kapanırlar. Ben de bir kaç kere girdim o odaya… Efendimizin muhteşemini emerek içime aldım badelerini… Bir kaç kere de arkama bıraktı.”

“A… Arkana mı? Nasıl?”

“Arkama işte… Senin önünden girdiği gibi bana da arkamdan girdi. Erkeklerin arkasından girer. Kadınlarımızı nasıl isterse, aynı şekilde… Onu emmek anamızın memesinden süt içmek gibidir bizim için… İçimize girmesi de aynı…”

Dönüp kontağı çevirdi, tekrar yola çıkarken,

“Şimdi sesini kes, evde dinlenmene bak. Kendine de iyi bak. Sen ilk geldiğin gün Efendimiz kabul etti seni… Ben altı ay uğraştım o kademeye gelmek için… Şükret, kıymetini bil…”

Eliyle para dolu zarfı işaret etti,

“Bunlar bizim için hiç bir şey… Sadece Efendimiz bizi düşündüğü için veriliyor. Yoksa kimsenin umurunda değil. Zengin talebeleri sürekli getirir bunları… O dergahın yeri, binası bir talebesinin bağışı… Hepimiz elimizden geldiği kadar veririz. Ne kadar bağış yaparsak, o kadar badeleniyoruz. Yoksa senin dediğin kötü anlamda şeyler değil bizim yaptıklarımız… Bu bizim yolumuz… Sen de öğreneceksin, anlayacaksın bizi…”

Evimize geldik. Kocam banyoya gidip biraz sonra geldi. Elimden tutup kaldırdı, beni banyoya götürdü. Ilık su dolu küveti hazırlamış, içine yatırdı beni… Köpüklü sularla bedenimi yıkadı, duruladı, kuruladı. Yine elimden tutup yatak odasına götürdü.

“Haydi biraz uyu, dinlen sevgilim…” dedi alnımı öperken, saçlarımı okşayarak…

“Bundan sonra Efendimizin talebesi olarak yaşayacaksın. Yedi gün yasak dedi, yedi gün bacı kardeş olacağız . Emirleri böyle, hepimiz uymak zorundayız. Yarın için gücünü topla. Efendimizi mutlu etmek zordur, acı verir, biz aciz kullarını yorar. İlk seferinde ben bir hafta oturamadım sancıdan… Haydi biraz uyu…”

O günden sonra emrettiği gibi kocam kendi elleriyle götürdü beni… Yedi gün arka arkaya dergaha, Efendimizin huzuruna gittim. Kocamın bahsettiği gizli odada kabul etti beni… Yedi gün yedi kez mübarek sıvılarını içime bıraktı. Çoğu gün iki, üç defa hatta…

Hatta bazı günler fazladan ağzıma da boşaldı. Kocamın bana hiç yapmadığı bir şeydi bu… Bilmiyordum, cahildim. Muhteşemini nasıl mutlu edeceğimi kendileri gösterdi, öğretti bana…

Dilimi nasıl kullanacağımı, ağzımın içinde nasıl okşayacağımı, badelerinin akması için ağzımın içinde nasıl vantuz gibi emeceğimi, emerken aynı anda parmaklarımla nasıl her yerini okşayacağımı…

Dediklerini aynen uyguladım. Başarıya ulaştığımda Efendimin mübarek sıvılarını yuttum, içime aldım. Bunu yaparken O’nun gözlerindeki memnuniyeti görmek beni de mutlu ediyordu.

Bu arada, buyurduğu gibi bütün bu süreç boyunca kocamla beraber olmaktan men edilmiştim. Efendiden başka bir erkek olmadı hayatımda bir süre… Zaten kocamın dediği gibi, Efendimizi memnun etmek o kadar yorucuydu ki…

Evimize her dönüşümde Efendimizin çalışmalarıyla, mübareğinin darbeleriyle hırpalanan kasıklarım sızlıyordu. Yorgun, sancılı, fakat mutlu bir kadındım.

Takip eden ay adet görmeyince anladım. Misafirimiz geliyordu. Kocam adeta bayram yaptı. Efendimize gittik hemen, karı koca önünde diz çöktük. Daha biz söylemeden,

“Biliyoruz çocuklarım…” dedi. “Vereceğiniz mutlu haber yukarılardan bildirildi bize… Gözünüz aydın, yavrunuz hayırlı olsun.”

Onun hikmeti karşısında soluğumuz kesildi. Kocam atıldı, mübarek ellerini öperek, yüzünü ellerine sürerek, ağlayarak teşekkürler etti Efendimize…

Gerçi şimdi düşünüyorum da, karşıdan mutluluğumuzu görenin, derdimizi bilenin, bizim neye sevindiğimizi bilmemesi imkansızdı. Konunun anlaşılmayacak bir hali yoktu ki…

Dokuz ay sonra oğlumuzu kucağıma aldım. Aynı onu bize verene benziyordu. Siyah saçlar, kara gözler…

“Sanki Efendimizin bir kopyası karıcığım” dedi kocam, mutlulukla bebeği kucağında severken… Doğum sonrası yorgunluğumla güldüm ben de,

“Evet canım… Aynı efendimizin bir sureti… Ne mutlu bize…”

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Yalovadan Gelen Misafirler 3

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yalovadan Gelen Misafirler 3
Sabah Kalktığım herkes kahvaltı yapıyordu. Bense günaydın diyerek banyoya geçtim. Başım çatlayacak gibiydi. Bir banyo yapıp çıktım. Ailem Salı olduğu icin ise 12’de gidiyordu. Bu gün müze ve camileri gezdirmemi söylediler ve evden çıktılar. Bizde ortalığı toplayıp, üstümüzü değiştirip gezmeye çıktık. Antalya, Elmalı müzelerini ve Camileri geziyorduk. Camilerde Fulya ablam, amcam ve eşi namaz kılıyor bizde dışarıda duruyorduk. En son Murat Paşa camisine girdik. Güliz ablam o gün benimle konuşmadı bende Aysun ablam ile konuştum. Birsey söylemediğine göre dün duymamıştı. Ama ben bi yerden Sonra Aysun ablamı şakayla karışık elliyordum ki Güliz ablam buna fena sinirleniyordu. Güliz ablam ile yalnız kalınca sana asla vermez babana söyler diye tehdit ediyordu. Artık çok geçti bu tehditler için. Senin tehtidin bana sökmez diyerek kalcasina şaplak attım ama bunu Aysun ablam görmüştü ve tepki vermemişti. Güliz ablamın ise gördüğünden haberi yoktu. Aracı park ettiğimiz yere giderken biz önden Güliz ablam arkadan geliyordu bende kalçalarına tokat atıyor gülüyorduk. İntikam için hiç yapmayacağim şeyler yapıyordum. Arabaya geçip eve gittik. Güliz ablam yarın bildiğim biryer var gezdireceğim sizi dedi ve çok yoruldum ben diyerek yatağına gitti. Bende arkadaşlarımla dışarı çıkıp eve geç geldim ve hemen uyudum.
   Sabah saat 7 gibi kalktım. Herkes uyuyordu. Dışarı çıkıp ekmek aldım ve kahvaltıyı hazırladım. Herkes kalktı ve kahvaltı masasına oturdu. Aysun ablam hariç. Başı ağrıdığını söyledi. Hemen Güliz ablamın söylediği sözü hatırladım ve hasta numarası çekmeye başladım. Amcamda siz burada kalın zaten bizi bu gün Güliz gezdirecek. Birkaç ısrar ettim ama olmaz değince ustelemedim. Güliz bu duruma göç bozulmuş odada tek yakaladığı zaman ona birsey yaparsan çok fena olur diye beni tehtid ediyordu. Herkes evden çıkarken tekrar yanıma geldi ve lütfen diyerek yalvarmaya başladı. Dudaklarımdan öpmeye sikimi sıvazlamaya başladı ve ona birsey yapmazsam aramızın duzelebileceğini söyledi. Sen benim Kocamın beni kadın yapan kişisin sana öyle davranmamam lazımdı. Sadece benim ol benim deliklerimi doldurmanı istedim dedi. Onunla aramı düzeltmek için son fırsatımdı. Karıcığım sen bana kendini sundun kaç yıldır koruduğun bakireliğini verdin. Ben senin üstüne gül koklamam. Bu gün arkadaşlarımla bir planım bekletme amcamı dedim. Öpüştük ve evden çıktı. Bense Aysu ablam uyuyorken yan odaya geçip Fulya ablamın çantasını karıştırmaya başladım. Eski giymiş olduğu sutyen ve mavi kilodunu buldum ve anlar diye karıştırmak istemedim. İkisini alıp kokladım ve yaladım. Sikim esortmanımı zorlar olmuştu. Aldığım yere geri koydum eşyaları hemen odama gittim. Aysu ablam yüzükoyun yatıyordu. Hemen yatağının yanına geçip masaj yapmaya başladım ama amacım farklıydı. İltifatlar ederek onu uyandırdım ama kalkmasına izin vermedim. Ablam canım ablam diyerek iltifatlarıma devam ediyor bir yandanda kalçalarına doğru iniyordum. Kalçalarına gelince şaka olsun diye iki şaplak attım ve nerenin karpuzu çok iyiymiş bunlar dedim. Gülerek geçistirdi ve masajı sefasını sürmeye devam etti. Sonra altımdan kalkmaya çalıştı ama kalkarken benim kalkmış sikimde eli çarptı. Ben ona değdirmeye çalışıyordum ama o kendisi yapmıştı. Verdiği tepki çok önemliydi. Şaşırmış bir şekilde bakıyordu. Yüzüme bakıp özür dilerim dedi. Çok güzelsin abla tutamadım kendimi diyebildim sadece. Sarıldım hemen artık sikim karnına baskı uyguluyordu. Ablam dur diyebildi sadece. Abla lütfen benim karım ol dedim. Şok olmuş bir suratla bana bakıyordu. Benim sevgilim var lütfen Mert dedi. Bosver onu kim neden bilecek dedim. Sadece bir defa istiyorum çok zevk alacaksın dedim. Tamam ama kimseye söylemek yok dedi. Elini yüzünü yıkamak için gittiğinde ben telefonun kamerasını açıp gizledim. Geldiğinde bir sutyen bir mor tanga kilodu vardı. Benim üç ablamda çok güzel değildi ama üçünde giyinmesi sayesinde çok seksi oluyor giyinmesini biliyordu. Aysilun ablam hemen gelip esortmanımı ve boxerimi çıkartıp sikimi ağzına aldı. İlk yalayan birine göre çok iyiydi. Sanki bir pornocu gibiydi. 5dk sonra sikimi ağzından çıkarıp karnımı meme uçlarımı yalayarak ağzıma geldi. öpüşmeye başladık. Sonra ben onu yatırdım ve aşşaga doğru yalamaya başladım. Memeleri iki ablasına göre büyüktü ve en sonunda o tazecik amına gelmiştim. Kilodunu ağzımla çıkarıp attım ama çıkarırken fark ettim bakire amı gibi kapalı pembe ve sıcaklığı yüzüme vuracak derecede değildi. Şaşırmıştım ama yalayınca ne olduğunu anlayacaktım. Ben yalarken saçımı tutuyor bitir beni diyordu. Ben hemen işaret parmağını deliğe getirdim ve biraz sokmaya başladım. Hala bir ses yoktu. Başımı kaldırıp bakire misin diye sordum. Hayır diyince yıllardır bakire diye hayal ettiğim ablam değildi. Zevkini çıkartalım o zaman dedim ve yarrağımı islanmıs amın deliğine getirip yavaşça sokmaya başladım. Ablam çok güzel aşkım diyerek inliyor kalçalarımdan tutuyordu. Hızlanmaya başladımki ablam içime bosalma dedi. Bosalmamak için tempomu düşürüyor bekliyordum. 2. postayıda yapardım ama beni zor duruma sokar vermeyebilirdi. Tekrar hızlandım ve meme uçlarını yalayıp isiriyordum. Azından kelimeler dökülmeye başlamıştı. Biliyormusun sen üçümüzden birini sikersin diye düşünmüştüm ve bu ben olacağımı hissetmiştim. Gelmeden önce sevgilime Anlattım. Seninle sevismek için izin aldım ama amini fazla açtırma o benim sadece bir kez dedi ve iyi sevişelim diye bana pratik yaptırdı gelmeden önceki gün üç kez sikti dedi. Laflar azından dokuluyordu. Ben şok olmuş ve bu kelimeleri duyunca fena azmıstım . Omuzlarından tutup daha sert giriyordum ve içine yavaş yavaş bosalmaya başladım. Doldur aşkım içimi yanımda ilaç var diye bağırınca patladım. Spermlerim o kadar çoktu ki dışarı dökülüyordu. Hemen lavobaya gitti. Canım hainlik istiyordu. Gelmeden önce sevgilisine vermişti ve yakın zamanda evlenecekti. Hemen lavobanin kapısına gidip ne zaman evleniyosunuz diye sordum. 2 ay sonra cevabınada çok şaşırmıştım. Hemen çantasında ki doğum kontrol hapını buldum ve bu hap benim basur ilacıma çok benziyordu. Hemen gidip aldım ve çantaya attım. O haplarıda alıp kışlık montumun cebine koydum. Lavobodan çıkınca ben girdim tanzikli bir iseyisten sonra cıktım. Aysun ablam üzerine bir tshort giymiş altında ise mor kilodunu giymişti. Çıktığım anda hapı yerine koyuyordu. arkasından sarılıp bana bu güzel mutluluğu yaşattığın için teşekkür ederim dedim. asıl ben teşekkür ederim ama bunu birdaha yapmayalım ablam dedi. tamam kimseye söyleme lütfen bunu dedim ve kahvaltı yaptıktan sonra ben dışarı çıktım. Onunsa başı hala biraz ağrıdığı için benimle gelmedi. Bende takılıp eve geri geldim. Geri geldiğimde akşam ustuydu. Herkes mutlu ve çay iciyorlardı. İki ablamıda elde etmiştim ama dediğim gibi mifte seviyordum. Hemde daha çok.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

Eşim ve ben

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Eşim ve ben
Selamlar ben Kaan eşim Şermin 31 28 yaşlarında kendince bakımlı evli çiftiz . istanbulda yaşıyoruz .Eşimle 7 yıllık evliyiz.Eşim şermin 162 boyunda 60 kılo 85 göğüs ölçüsü olan beyaz tenli cok hoş ve sexi bir kadındır. bende 184 boy 78 kılo kumral normal vücuda sahib olan biriyim. Hikayemiz evlendikten bi süre sonra sex hayatımızı canlandırmak ve daha heyecanlı kılmak için face ve porno sitelerine girmekle başladı. zamanla sohbet muhabbet derken filmlerdeki olan sevişme sahnelerini yapmaya başladık.Eşim anal sex sevmez iken yavaş yavaş alışmaya ve zevk almaya başladı .

Zamanla aramızda sikici erkeğim orospu karıcım hadi beni siktir pezevengim ol fahişemsin seni satacağım gibi farklı konuşmalara sex sohbetlerimiz yöneldi. Artık karımla izlediğimiz swinger filmler olsun grup filmler olsun bizi daha cok etkilemeye ve zevk almamıza neden oluyordu. Sürekli eşimi başka erkeklerle sikişirken izlemek ve ona yardımcı olmak onun isteklerine harfiyen uymak gibi duygular içimi kemirmeye başladı. Eşimin sexi giyinmesine daha cok özen gösteriyor aldığım eteklerin boyu kısalmaya tayt body tarzı kıyafetlerin vücuduna oturmasına bel göğüs dekolteli kıyafetler giymesine çalışıyordum.

Etrafımızdaki erkeklerin eşime bakması ve ellerinden gelse sikeceklerini bilmek beni delirtiyordu.Arkadaş gezmelerimizde misafirliklerde olsun eşime daha acık giyinmesi için tesvikde bulunuyor ara ara frikik vermesini bakalım evdekilerin ne yapacağını yada kadınların eşlerine nasıl bakacağını görelim gibi laflarla eşimide bu duruma şakayla karışık alıştırmaya başladım.Eşim olanların oyun ve benim zevk aldığımı bilmesinden dolayı cok abartmamak kaydıyla uyguluyor gittiğimiz yada bize gelen misafirlerin önünde tepsiyle ikramlarda bulunurken yada getir götür yaparken göğüslerini eğerek gösteriyor bazende bacak bacak üzerine atarak eteğinden baldırlarının görünmesini belinin açılmasını sağlayarak tahrik edici hareketlerde bulunmaya calısıyordu.karşı komşularımız Selcuk ve ASlı ile cok samimiydik.

Ama bizdeki bu değişiklik Aslının dikkatini zamanla çekmiş ve eşime ne oldu sana artık daha bi havalısın farklısın daha rahatsın gibi sorular sormaya başlamış. E doğal olarak eşimde benim istediğimi giyim kuşamına karışmadığımı cok kıskanmadığımı hem samimi olduğumuz güvendiğimiz arkadaşlarımızın yanında bu şekılde olduğunu her zaman taytla yada sıfır kollu bady ile gezmediğini nadiren mini etek giydiğini falan söylemiş. Aslı evlerine gittiklerinde Selcugun kendisine sende az Şermin gibi giyinsene kadının kocası ne kadar şanslı falan demiş , tabi aslı üzülmüş eşimden birazda yardım almak için konuyu açtığını söylemiş .bunlar baya dertleşmişler anlayacağınız.

Akşam evde konuştuklarını eşim anlatmaya başladığında bende kıpırdanmalar oldu ve eşim bunu hayliyle anladı gülümseyerek yoksa Selcugun beni istemesi azdırdımı seni erkeğim falan demeye başladı. BEnde – Evet demekki seni beğenmiş fırsatını bulsa sikecek dedim. Eşim bana saxo çekmeye başlamıştı o esnada . sikim taş gibi olmuş eşime uzanmasını söyleyerek amına dogru eğilmiş taytını sıyırıp kılodu ıle kalmasını sağlamıştım kılodunu yana cekerek amını yalamaya başladığımda eşim inlemeyeee mmmhhh harıkaa dilini sokk kocacımm gibi laflar demeye başlamıştı. ben yaladıkça amı sulanıyor sulandıkça ballanıyordu

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized

hayatta ne olacağı belli olmaz 3

No Comments

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

hayatta ne olacağı belli olmaz 3

Münire Hanım’ın sözleri karşısında heyecanlandım ister istemez. “Sen ciddi misin?” diye sormadan edemedim. “Eğer sen de istersen olur…” dedi yine. Aklımda varsa yoksa gelini Gülsüm vardı, ama payıma Münire Hanım düşmüştü. Canımı sıktı bu durum.

“Kaç yaşındasın sen?” diye sorduğumda, “66.” dedi. Oysa daha genç gösteriyordu. Ben onu daha genç zannederken benden 13 yaş büyük çıkmıştı. Bir sigara yakıp derin birkaç nefes çektim.

Karşımda ayakta duruyordu. Üzerinde kol kısımları dantelli siyah tek parça uzun bir elbise vardı. Başını da parlak siyah bir türbanla bağlamıştı sıkıca. Elbisesinin altında koca memeleri bütün ihtişamıyla kendini belli ediyordu. Siyah elbise yapılı vücuduna dar geliyor ve memelerinden hariç kalçaları ve göbeği de beliriyordu.

“Beni memnun eder misin, kendine güveniyor musun?” diye sordum. Yüzü kızardı, kendisiyle alay ettiğimi düşünmüş olmalı ki titreyen sesiyle, “İstemezsen giderim…” dediğinde, “Az bekle!” dedim. Ayağıma gelen fırsatı kaçıracak değildim. Karımın yokluğunda benden büyük de olsa bir kadını sikme şansını geri tepecek halim yoktu.

Münire Hanım evini, barkını, yurdunu geride bırakıp gelmiş aciz bir kadındı. Bu yaşında borcuna karşılık bedenini satmayı göze alıyordu. Düşene tekme vurulmaz sözünün ne anlama geldiğini biliyordum. Ama içinde bulunduğum durumda bu söze uygun hareket edecek iradem ve nefsim yoktu.

“Seninle anlaşalım. Karım evde yok. Belki bir hafta daha gelmeyecek. O gelene kadar bana karılık edeceksin. Her akşam geleceksin, karım gelene kadar, tamam mı? Karım eve geldikten sonra da fırsat bulunca çağırırım seni. Eğer bir kere bile gelmezsen kendinizi kapının önünde bulursunuz. Anladın mı, kabul ediyor musun?” dedim.

Münire Hanım elleri yine önünde kenetli halde, yüzüme bakmadan, “İyi, tamam…” dediğinde, “Şöyle içeri geç!” diyerek yatak odasını gösterdim. Televizyonu kapattım ve yatak odasına geçtim. Münire Hanım yatağın önünde ayakta duruyordu. “Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde başındaki türbanını açtı önce. Yarıdan fazlası ağarmış saçları çıktı ortaya. Sonrasında elbisesinin önündeki birkaç düğmeyi açıp elbiseyi de başının üzerinden çıkarttı. Dizlerinin altına gelen çiçekli uzun bir don vardı altında. Üstüne ise beyaz bir tişört giymişti.

Tişörtü altındaki atleti ile başının üzerinden çıkardığında devasa memeleri çıktı piyasaya. Bir ineğin memesini andırırcasına iki koca karpuz gibiydi memeleri, sarkmıştı, meme başları sütlü çikolata renginde ve bir çay tabağı kadar vardı. Etli ve kararmış meme uçları ise iri bir zeytin tanesi kadardı. Görüntü sikimi sertleştirirken çiçekli donunu da sıyırdı aşağı. Kasıklarında ve amının üzerinde alınmamış, uzamış ve aynı saçları gibi ağarmış kıllar vardı. Epeydir tıraş olmadığı belliydi Münire Hanım’ın. Karnında ve göbeğinde de uzamış siyah tüyler vardı. Kılların ve tüylerin siyahlığına inat vücudu un gibi beyazdı.

“Ne zamandır tıraş olmadın sen?” diye sordum. “Çok oldu…” diye yanıtladı, ardından, “Sen de soyunsana…” dedi acelesi varmış gibi. Bakışları arasında soyunurken, “Gülsüm biliyor mu bu işi?” diye sordum. Önce cevap vermedi, ama sonra, “Nerden bilsin?” dedi. Sorumdan hoşlanmadığı belliydi.

Çırılçıplak kalırken ara ara bakışları sikime kayıyordu. Çoktan sertleşmiş ve kalkmış olan sikim birazdan onun kıllı, geniş amına girecekti. Yatak örtüsünü ve yorganı açtım, “Hadi gir!” dediğimde Münire Hanım yatağa uzandı. Kocaman, cüsseli vücudu yatağın yarısını kaplamış, devasa memeleri iki yanına sarkmıştı.

Yanına uzandım ve bir şey demesini, yapmasını beklemeden memelerine yumuldum. Etli uçlarını dillemeye, ısırmaya başlarken sağ elimle de alttan kıllı amını okşuyordum. Sık bir çalıyı andıran kılların ortasında amının etli dudaklarını parmak uçlarımla sıkıyor, parmaklarımı amının içine sokup çıkartıyordum.

Münire Hanım yaptıklarıma herhangi bir karşılık vermeden hareketsiz bir halde yatıyordu sadece. Uzun zamandır banyo da yapmıyordu muhtemelen, üzerinden pek de hoş olmayan bir koku geliyordu çünkü. Ancak o azgınlıkla bunu dikkate alacak halim yoktu.

Memelerini dillemeye, yalamaya, ısırmaya devam ediyordum. Kıllı amına dört parmağımı birden sokup çıkartıyor, amını ovalıyordum. Sikim kazık gibi bir haldeydi. Amına girmek için sabırsızlanıyordum, ama biraz daha sabretmek, etinin tadına varmak istiyordum.

Memelerinden sonra boynunu, göğsünü, yanaklarını ve yüzünü öptüm uzun uzun. Münire Hanım aynı bir odun gibi duruyordu yine. En sonunda dayanamayıp, “Senin hoşuna gitmiyor mu?” diye sordum. Şiveli konuşmasıyla, “Sen yapsana, ne edecen beni?” dedi. “Sen de katıl, böyle olmaz, öküz gibi durma!” dedim.

Ağarmış saçlarını okşadım. Gençliğinde güzel bir kadın olduğu belliydi. Alnını öptüm, ardından dudaklarını öpmeye başladım. Etli dudaklarını emdim, dudaklarının üzerinde aynı karımınki gibi siyah tüyler vardı ama Münire Hanımınkiler daha uzundu. Yanaklarında ve çenesinde kısa kalan tüyler bu noktada epey uzundu. Ancak yapacak bir şeyim olmadığından işime devam ettim.

Münire Hanım sözlerim karşısında tepkisiz kalmadı ve sağ elini sırtıma attı. Çıplak sırtımda nasırlı, güçlü elleri dolaşırken önce ürperdim ama sonra hoşuma gitmeye başladı. Koltuk altlarındaki kıllar da uzamıştı, oradan da ter kokuları yükseliyordu. Ancak normal bir ter kokusundan ziyade sanki baharat kokusuna benziyordu. Rahatsız etmeyen bir kokuydu.

Dudaklarını emdim uzun uzun. “Ağzını arala!” deyince bir miktar açtı, oluşan boşluğa dilimi soktum. Münire Hanım şaşırmış gibiydi. Dilim ıslak ve sıcak ağzının içinde geziniyor, dişlerine ve diline dokunuyordu. Ağzından da nahoş bir koku geliyordu. Akşam vakti soğanlı bir yemek yemişti anlaşılan ve soğan kokusunu alıyordum. Bir ara dilim dişlerinin arasında kaldı, dilimin ucunu ısırmıştı, belki heyecandan, belki şaşkınlıkla. Ama canımı yakmaya yeten bir ısırıktı.

“Dikkat et biraz!” deyince, “Az dur hele…” dedi Münire Hanım ve şaşkın bakışlarım arasında ağzını açtı. Elini soktuğu ağzından takma dişlerini çıkardı, dişleri yatağın yanındaki komodinin üzerine bırakırken bakışlarım dişlerin üzerindeydi. İnsanın içini kaldıran bir görüntüydü. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum.

Takma dişler ağzından çıkınca Münire Hanım’ın yanakları içe geçmiş, avurtları çökmüştü. Ağzını yeniden aralarken dilimi tekrar soktum içine. Dişlerinin yerinde şimdi derin bir çukur vardı, dilim diline değiyordu. Dişler çıkınca nahoş koku da azalmıştı.

Yüzünü, yanaklarını, boynunu öptüm, yaladım. Yaşından dolayı yumuşamış, sarkmış boyun etlerini emdim memeleri gibi. Sağ elimse kıllı amını okşamaya devam ediyordu. Dört parmağımla amını deli gibi yoğuruyor, am dudaklarını sıkıyordum. Etli, dolgun kalçalarını okşadım, tüylü karnında gezindi ellerim. Tüylü karnına inat kalçaları karımınkilere benzer şekilde kaymak gibiydi.

Bunlar olurken Münire Hanım’ın eli sırtımda gezinmeye devam ediyordu. Sırtımdan sonra belime attı elini, yavaş yavaş tava geliyordu. Yeniden memelerini emmeye, yalamaya başladım. Meme başlarını, uçlarını yaladım, dilledim. Münire Hanım’ın hoşuna gitmeye başlamıştı artık. Şimdi iki elini sırtımda, belimde gezdiriyor ve güçlü elleriyle beni kendine çekmeye çalışıyordu. Omuz başlarımı öpmeye başlamıştı bu arada. 66 yaşındaki kadın zevk almaya başlamıştı. Onun bu hali, davranışları hoşuma gitti, benim de istediğim buydu.

Artık daha fazla devam edecek halde değildim. “Şu bacaklarını aç!” dediğimde, kalın, güçlü bacaklarını iki yana olabildiğince açtı. Amının etli dudakları kıl yumağının arasında bile belli oluyordu. Bacaklarının arasına girdim ve kalkık sikimi amının kıllarına sürttüm. Karımın amının kısa ve sert kıllarına karşılık Münire Hanım’ın uzun kılları yumuşak kalıyordu. O nedenle hoşuma bile gitti bu kılların içinde sikimi gezdirmem.

Bir süre daha devam ettikten sonra derin ve geniş amına yavaş yavaş sokmaya başladım sikimi. İlk anda hafif bir ürperti gibi gelen soğukluğun ardından yakıcı bir sıcaklık hissettim sikimde. Sikim koca amının içinde kısa bir sürenin sonunda taşaklarıma kadar içindeydi. Değil sikimi, kolumu soksam içine alacak bir amı vardı Münire Hanım’ın.

Bir süre bekledim içinde. Gözlerini gözlerime dikmişti. Ellerim koca memelerinin üzerindeydi. Ağır ağır sikmeye başladım. Kıllı amının içinde sikim çok rahat halde gidip geliyordu. Altımızdaki bazadan derin ve yoğun gıcırtılar gelmeye başlamıştı. Münire Hanım’ın elleri sırtımda ve belimde geziniyordu yine.

Bir süre daha ağır ağır siktikten sonra hızlanmaya başladım. Gıcırtılar artarken kasıklarım ve taşaklarım Münire Hanımın kasıklarına çarpıyor ve şiddetli sesler çıkıyordu. Sikim amının ulaşabildiği en uç noktalara kadar girip çıkıyor, gidip geliyordu. Ama o noktaların da ilerisinde daha derin yerlerin olduğunu biliyordum. Münire Hanım’ın amı derin ve karanlık bir mağara gibiydi, o en dip noktaları şimdiye kadar bir adamın yarağı keşfetmiş miydi acaba? Oraya kadar ulaşan bir yarak yemiş miydi kim bilir?

Artık onu sikmiyor üzerinde tepiniyor gibiydim. Var gücümle pompaladıkça Münire Hanım’ın etli, dolgun vücudu aynı büyüklükte bir güçle beni geri itiyordu sanki. Koca memeleri üzerindeki ellerime rağmen deli gibi sallanıp löpürdüyordu. Bazanın gıcırtıları karımla sikiştiğim zamanlarınkini çok aşan bir haldeydi artık.

Boşalmaya gittikçe yaklaşıyordum. Her yanım uyuşmaya başlamıştı. Sinirlerim çekiliyordu sanki, kalbimin şiddetli atışlarını hissediyordum. Münire Hanımınsa dudaklarındaki belli belirsiz titremeler haricinde verdiği başka bir tepki yoktu. Bir de dişsiz ağzındaki boşlukta hareket ettirdiği dilini dışarı çıkarıyordu ara ara.

Dizlerinden büktüğü kalın ve ağır bacaklarını havaya kaldırdı bir zaman sonra. Pompaladıkça bacaklarının havadaki yaylanması hoşuma gidiyordu. Memelerinden çektiğim ellerimi dizlerinin arkasına attım ve bacaklarını biraz daha kaldırdım havaya.

Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Ses patlamaları odanın içinde yankılanıyordu. Memelerinin sallanışlarını önlemek için elleriyle onları kavramıştı, ama buna rağmen bıngıl bıngıl oynuyordu memeleri. Sikimin her bir darbesiyle koca vücudu ileri geri yaylanıyor, kat kat kalınlaşmış yağlı etleri titriyordu.

Derken boşalmaya başladım. Kıllı ve derin amına ne kadar dölüm varsa bıraktım, bırakırken de sokup çıkarmaya devam ettim. Büyük bir enerji boşalması yaşamış gibiydim sikimi amından çıkartırken. Sikimden akan döllerimi amının kıllarına akıttım.

Kalp atışlarım normale dönerken yanına uzandım. Münire Hanım hiçbir şey demeden kalktı ve yerde duran uzun donuyla amının kıllarına bulaşan döllerimi sildi.

Karımı daha önce de aldatmıştım, ama bu gece ilk defa kendi yatağında bir kadını sikmiştim. Ve bu da kiracımın annesine nasip olmuştu. 66 yaşında da olsa bana zevk vermişti Münire Hanım. “Hoşuna gitti mi?” diye sordum. Cevap vermek yerine üzerini giyindi çabucak, komodinin üzerinde duran takma dişlerini alıp taktı.

Tam çıkacakken, “Az bekle!” dedim. Cüzdanımı çıkardım, içinden 20 lira alıp uzattım. Bir paraya bir bana baktı, sonra da parayı alıp avucunun içinde sıktı ve bir şey demeden çıkıp gitti.

Merdivenlerden inerken kapının deliğinden baktım. Selman’ın sesini duydum bu sırada. Yüzünü göremiyordum, ama aşağıda olduğuna emindim. Annesine Arapça bir şeyler söyledi, annesi de ona. Ne dediklerini bilmiyordum elbette.

Münire Hanım Selman’ın dün akşam çıkıp gittiğini ve henüz eve dönmediğini söylemişti. Yalan söylemişti, Selman bu şekilde söylemesini istemişti muhakkak. İyi ama Münire Hanım (İstersen sana karılık ederim…) derken Selman bundan haberdar mıydı? Oğlu borçlarına karşılık annesini mi siktirmişti bana?

Ertesi akşam eve geldim. Münire Hanım’ı beklemeye başladım. Saat dokuza doğru kapıya vuruldu. Açınca Münire Hanım’ı gördüm. İçeri geçti, kendiliğinden yatak odasına geçecekken, “Az dur!” dedim. “Ne oldu?” diyerek bana baktı. “Selman geldi mi?” diye sordum. Münire Hanım, “Yok, Allah onun boyunu devirsin, hangi cehenneme gitti bilmiyorum…” dedi.

“Bana bak, bana yalan söyleme. Dün akşam sen gittikten sonra o pezevengin sesini duydum. Seninle konuştu, Arapça bir şeyler konuştunuz. Seni o mu gönderdi?” dedim. Sözlerim karşısında yüzü pancar gibi kızardı. “Yok beyim, vallah evde değil, sen başkasının sesini duydun herhalde…” dedi, ama yalan söylediği çok belliydi.

“Ağzına sıçarım senin, oğlun sana pezevenklik mi yapıyor lan orospu?” dediğimdeyse, “Tövbe Bismillah, o nasıl söz beyim?” dedi bir eliyle ağzını kapatırken. “Bu gece burada kalacaksın, nasılsa karım evde yok. Seni sabaha kadar sikecem, eğer gitmeye kalkarsan ağzına sıçarım!” dedim.

Münire Hanım şaşırmış ve korku dolu gözleriyle bana bakarken onu sabaha kadar sikmenin planlarını yapmaya başlamıştım…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Categories: Uncategorized
Güvenilir Bahis Siteleri istanbul travesti istanbul travesti istanbul travesti ankara travesti Moda Melanj kuşadası escort bayan beylikdüzü escort escort escort escort travestileri travestileri Escort artvin escort aydın escort balıkesir escort bartın escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingöl escort bitlis escort bolu escort escort Antalya escort antalya rus escort çankaya escort keçiören escort çankaya escort mecidiyeköy escort beylikdüzü escort istanbul escort Escort ankara Ankara escort bayan Ankara rus escort Eryaman escort bayan Etlik escort bayan Ankara escort bayan Escort sincan Escort çankaya ankara escort bayan Escort bayan Escort bayan bahisu.com girisbahis.com gaziantep escort gaziantep escort bornova escort balçova escort mersin escort kaçak bahis